menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Fransa’nın salonları

88 0
24.08.2026

İlk önce 17. yüzyıl ortalarından itibaren başta resim olmak üzere Fransa’nın sanat ideolojisini kontrolü altında tutan “salon” sistemini biraz anlatmak zorundayım. 

Bu dönem boyunca aristokrasinin ve kraliyetin beğeneceği ve tercih edeceği düşünülen konularda resimler çizen ressamlar, özellikle aristokrasinin yaşamından ve büyük tarihi olaylardan kesitler veren resimleri çizenler arasından tercih edilir ve seçilirlerdi. 

Onların resimleri ilk başlarda iki yılda bir daha sonra ise yıllık düzenlenen davetlerde sergilenir ve böylece sadece o sanatçıların tanınması sağlanırdı. Bu salon sistemi ile egemen sınıflar hem sanatın nasıl yapılacağını hem de toplumun sanat zevkini kontrol ederlerdi.

Hakim ideoloji doğrultusunda sergilenebilecek eserleri seçen jüri, belki de artık kaçınılmaz olan sosyal değişimin, yaklaşan modern yaşamın ayak seslerinden ürktüğü için olsa gerek, seçimlerinde daha da tutucu olmaya başladı. 

Resimde modernin temsilcileri olan empresyonistlerin resimleri salona fazla kabul edilmiyordu. Kabul edilenler ise çok fazla insan tarafından görülmesinler diye çok kötü şartlar altında sergileniyorlardı. 

III. Napolyon belki de çökmeye başlayan sistemi kurtarmak, tepkileri azaltmak, halka sistemin aslında demokratik olduğunu göstermek için ayrı bir “Salon de Refuses” (Reddedilenler Salonu) açılmasını sağladı. Manet, resimlerini -diğer bazı ressamlar gibi- bazen sokakta kendi gayretiyle oluşturduğu spontane sergide halka gösteriyordu. Bazen de onları reddedilenler salonunda sergiliyordu.

Ancak Manet, dönemde son derece devrimci sonuçları olan bir başka iş de yaptı. Hâkim sınıfların ve onların sanat alanındaki........

© 10 Haber