Taş gibi özgürlüğümüz var!
Sizin yazarınız kim? Ya da yazarlarınız?
Siyasette, ekonomide teknolojide, felsefede, sosyolojide, ideolojide, tarihte, bilimde sözüne, özüne güvendikleriniz kimler?
İlişkilerin, aşkların, öfkelerin yazarı kim? Kavuşmadan ayrılanların, tanışmadan sevenlerin, severek kavga edenlerin, ünlülerin-ünsüzlerin seceresini, magazinin kralını yazanlar nerede?
Açılışların, galaların, törenlerin, yemeklerin muhabiri hangisi?
En düzeyli dedikoduları aktaran, en baba spor yorumcusu, en edebi olan, ailecek herkesi okur yapanlar nerede? Kim özgün favorileriniz? Mizahçılar, izahçılar!
Kimse kim. Hepsi özgür.
Yazar avına çıkmak değil yazının amacı.
Yazarlığın belki de önemi yoktur.
Denizcilere ışık tutan bir fener gibi olmayacaksa…
Şimdi diyeceksiniz ki, o zaman da sayıları az olur. Doğru.
Gökyüzü kararınca, bulutlar sarınca etrafı yıldızlar nasıl olsa görünmeyecekler.
Neyi yazarlarsa yazsınlar…
Bu açıdan şanslıyız. Gökyüzümüz çok açık.
Siz bana bakmayın.
Bugün biraz zenci bir günümdeyim. Hip hop adımlarla yola çıktım. Birazdan ‘rap’ bile söyleyebilirim.
Bu rap’te dokuz kusurlu toplumsal, siyasal, ekonomik hareketi yazabilirim. Ama kimse dinlemez bizde onu. Gerek yok.
Çözdük biz bu işleri.
Dokuz kusurlu aşk hareketini sayarsam olur bak.
Ki, bu penaltıdır.
Yabancı bir otel odası gibi davranabilirim,........
