menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

En İyi İkinci: Kaçırılan Fırsatların Ardındaki Hayat

37 0
15.08.2026

2026 yılının en yeni oyunlarından, Barney Norris tarafından kaleme alınan En İyi İkinci’yi sezon kapanmadan Semih Değirmenci yönetiminde, Kürşat Demir’in samimi performansıyla Zorlu PSM 0 Studio’da izleme şansı buldum. Zorlu PSM’nin diğer iki sahnesinden farklı olarak bu sahne, oda tiyatrosunu andıran, küçük, çerçeve sahne formatına sahip ve oturma kapasitesi daha sınırlı bir sahne. Küçük olması, az kadrolu oyunlar için ideal bir performans alanı sunuyor ve açıkçası oyunları daha da keyifli hâle getiriyor.

Oyunun başkahramanı Martin Hill’in hikâyesine kısaca değinmek gerekirse; anne ve babasının boşanmasının ardından, film setlerinde aksesuarcı olarak çalışan babasının yanında yaşamaya başlayan kahramanımız, tesadüf eseri Harry Potter ve Felsefe Taşı seçmelerine katılır. Son aşamaya kadar başarıyla ilerleyen Martin, rolü kazanamaz. Rol Daniel Radcliffe’e gider. Böylece Martin, hayatında ilk kez “en iyi ikinci” olmayı tadar.

İzleyiciye derin bir iç hesaplaşma sunuyor

Oyun boyunca Martin; babasının vefatını, annesinin yanına taşınmasını, annesinin erkek arkadaşından gördüğü şiddeti, annesiyle yeni bir hayata başlama sürecini, eşi Sophie ile tanışmasını ve son olarak baba olduktan sonra değişen duygu dünyasını seyirciyle paylaşır. Şöhrete kavuşamamış, hayatının fırsatını kıl payı kaçırmış olsa da hayatın dolambaçlı yollarından nasıl güçlenerek çıktığını samimi bir anlatıyla ortaya koyar. Başlangıçta bir başarısızlık hikâyesi gibi görünen En İyi İkinci, seçilmeyen yollara ve kaçırılan fırsatlara rağmen hayatın nasıl mutlu bir sona evrilebileceğini anlatırken dram ile komediyi ustalıkla harmanlayarak izleyiciye derin bir iç hesaplaşma sunar.

Oyun, Kürşat Demir’in (Prens dizisinde ölümüyle sevenlerini yasa boğan, “her şey aşk için” dedirten Saksonya Dükü Philippe) tek kişilik performansına dayanır ve Martin Hill’in kendi hikâyesini anlatması üzerinden ilerler. Kendi hikâyesini anlatan Martin, kimi zaman yaşadıklarını sahnede yeniden canlandırarak oyunun ritmini değiştirir; bizleri çocukluğuna ve ergenliğine doğru bir yolculuğa çıkarır. Kürşat Demir, Martin’in farklı yaşlarını canlandırırken beden dili, hareketleri ve dil kullanımıyla seyirciyi karakterin içinde bulunduğu yaş dönemine başarıyla........

© 10 Haber