Devletlerin, iş dünyasının ve askeriyenin ortak kuralı: Düşmanını, rakibini, dostunu ve ortağını iyi tanı
Moskova’da Rusya’nın önde gelen strateji düşünürlerinden, Putin’in en etkili güvenlik danışmanlarından Sergey Karaganov ile yaptığım uzun sohbetten sonra zihnimde bir kez daha netleşen gerçek şu oldu:
Bugünün dünyasında güç sahibi olmak kadar, başkalarının dünyaya nasıl baktığını anlamak da önemlidir.
Çünkü devletler çoğu zaman rakiplerinin kapasitesini ölçer, ancak zihniyetini anlamakta zorlanır. Şirketler rakiplerinin bilançosunu inceler ama stratejik niyetlerini okuyamaz. Ordular silah sistemlerini sayar ama karşı tarafın korkularını, kırmızı çizgilerini ve uzun vadeli hedeflerini yeterince analiz edemez.
Oysa tarih bize gösteriyor ki büyük hatalar çoğu zaman bilgi eksikliğinden değil, yanlış okumadan kaynaklanıyor.
Bugün Türkiye’de iç siyasi gündem o kadar yoğun ki dünyanın geçirdiği büyük dönüşümü yeterince tartışamıyoruz.
Halbuki gözlerimizin önünde yeni bir jeopolitik düzen şekilleniyor.
Enerji yolları yeniden çiziliyor.
Lojistik koridorlar küresel nüfuz mücadelesinin merkezine yerleşiyor.
Kritik mineraller yeni petrol haline geliyor.
Yapay zekâ, veri güvenliği, yarı iletkenler ve siber kapasite artık tanklar ve savaş uçakları kadar stratejik önem taşıyor.
Devletlerin gücü yalnızca askerî kabiliyetleriyle değil; enerji güvenlikleri, sanayi altyapıları, toplumsal dayanıklılıkları ve kriz yönetme kapasiteleriyle ölçülüyor.
Moskova’daki stratejik çevrelerin dünyaya bakışı da tam olarak bu eksende şekilleniyor.
Moskova’nın Değişen Dünyası
Karaganov, Rusya’nın son otuz yıldaki stratejik düşünce dünyasını etkileyen isimlerden biri.
Ancak Moskova’daki düşünsel dönüşümü anlamak için yalnızca onu dinlemek yetmez.
Uzun yıllar Carnegie Moscow Center’ı yöneten Dmitri Trenin gibi isimler de Rus dış politika aklının önemli temsilcileri arasında yer alıyor.
İlginç olan şu ki Trenin yıllarca Rusya ile Avrupa arasında daha yakın ilişkiler kurulmasını savundu. Rusya’nın kendisini Avrupa güvenlik mimarisinin doğal bir parçası olarak konumlandırabileceğine inanıyordu.
Bugün ise Moskova’daki hava oldukça farklı. Ukrayna savaşı, yaptırımlar, karşılıklı güvensizlik ve başarısız diplomatik girişimler Rus stratejik elitlerinde........
