menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ermenistan’da seçim var: Seçmen Putin’in blöfünü görüp el yükseltecek mi?

23 0
07.06.2026

Devasa eliptik bir meydan ve onu çevreleyen, bir kısmı meydanın şekline uyum gösterir biçimde iç bükey olarak inşa edilmiş, yüksek kemerli pencereleri, sütunlu galerileri olan, tüf taşından, geceleri aydınlatıldığında olağanüstü etkileyici hale gelen görkemli binalar… Erivan (Yerevan) Cumhuriyet Meydanı… Eski adı Lenin Meydanı…

Bir tarafta, dev bir fıskiyeli havuzun arkasında Ulusal Tarih Müzesi ve Ulusal Resim Galerisi… Diğer yanda tepesinde Ermenistan bayrağının dalgalandığı saat kuleli bir başka bina. Ermenistan’ın yeni binalara taşınmadan önceki hükümet merkezi. Bir kısım ofisler hâlâ burada.   Bir köşede “Haypost”; Ermenistan posta idaresinin tarihi merkezi… Öte tarafta yine muhteşem tarihi bir bina içinde Marriott Oteli… 

Meydanın bu aşırı bürokratik, ağır başlı “Sovyetik” görüntüsü, ortalığı dolduran cıvıl cıvıl insan kalabalığı olmasa, soğuk bir hava yaratabilir. Meydana açılan ana caddeler ve onlara eklemlenen yan cadde ve sokaklara, yaya bölgelerine doğru kalabalığı takip edin. Herhangi bir Batı kentinde göreceğiniz rengârenk dükkanlar, son derece modern ‘cafe’ler ve restoranlarla dolu bir dünyaya gireceksiniz. Binalar Cumhuriyet Meydanı’ndaki görkemli mimariye sahip değil ama, eskisiyle yenisiyle yine parıltılı… İnsanlar dinamik, hareketli; gençler fıkır fıkır… Tam bir festival ortamı…

Bir üçüncü çembere doğru ilerlediğinizde, manzara değişiyor… Renkler soluyor, insan kalabalığı azalıyor, binalar dökülmeye başlıyor… Sanki insanların omuzlarındaki yük daha fazla gibi… Sırtlar bükük, gözler dalgın… İhtişam, eğlence, parıltı kayboluyor. Tarif edemediğiniz, ya da etmek istemeyeceğiniz farklı bir duygu…

Erivan’da gezerken ve iç içe geçmiş bu hayali çemberlerin birinden ötekine geçerken değişen görüntüler, aslında bugünkü Ermenistan’ın çelişkilerini, gerilimlerini mükemmelen yansıtıyor.

Ermenistan tarihsel bir yol ayrımında

Ermenistan halkı bugün, siyasal analist Tigran Grigoryan’ın deyişiyle, Ermenistan demokrasi tarihinin “en jeopolitik” seçiminde oy kullanmak için sandık başına gidiyor. Gelecek açısından bu kritik yol ayrımında, Ermenistan, geçmişte uzun süre gölgesinde yaşadığı Rusya’ya yeniden yüzünü dönüp bu ülkeyle bağlarını sıkılaştırmakla, Batı dünyasına yönelmek, Avrupa ve Amerika ile iş birliğini güçlendirmek arasında bir tercih yapacak. 

Bu göründüğü kadar kolay bir tercih değil. “Batı dünyasına yönelmek” diye basitçe üç kelimeyle tarif ettiğimiz politik tercih, insanlardan değişmelerini, ulusal-kültürel kimliklerinin ayrılmaz parçası haline getirdikleri bazı düşünceleri terk etmelerini talep ediyor, yaşadıkları travmaları geride bırakıp umudun cesaretini kuşanmalarını istiyor. 

Başbakan Nikol Paşinyan, bir önceki seçimlerde, savaş kaybetmiş olmasına rağmen, bir miktar oy ve sandalye eksiğiyle parlamentodaki ezici üstünlüğünü korumuştu. Şimdi, geçmişe değil geleceğe bakan “yeni bir başlangıç” için seçmenden oy istiyor. Bunun için dün ya da evvelsi gün kaybedilmiş toprakların peşinde koşmamayı öneriyor. “Gerçek Ermenistan’a odaklanalım, onu geliştirmeye çalışalım,” diyor. Bunları söylerken, Azerbaycan ile yaşanan savaşın kalıcı barış ile sonlandırılmasını, bu ülkeyle ve Türkiye ile ilişkilerin normalleştirilmesini vaat ediyor. Avrupa Birliği ve ABD ile iş birlikleri geliştirerek ülkenin refahını artırma hedefini öne çıkarıyor.

 “Yeni vizyon” doğrultusunda atılan ilk adımlar  

Paşinyan, seçim öncesinde attığı bazısı sembolik, ama iç politikada sert tartışmalar yaratan adımlarla, Batı dünyasıyla yaptığı anlaşmalarla, Rusya hakkında söyledikleriyle, Ermenistan’a vermek istediği yönü seçmene sergilemiş durumda. 

ABD’nin arabuluculuğuyla Azerbaycan ile ateşkes protokolü imzaladı. Azerbaycan’ın Karabağ’ı işgalinden kaçan Ermeni nüfusun bu topraklara geri dönmesi talebinde bulunmayacaklarını ilan etti. (Muhalefet Dağlık Karabağ’daki etnik Ermenilerin evlerine dönme hakkının savunulması gerektiğini vurguluyor. Yaklaşık 100 bin kişi söz konusu.) Türkiye ile normalleşme görüşmelerini başlattı. Gümrük mühürlerinde yer alan Ararat (Ağrı Dağı) görüntüsünü kaldırttı.  

Ermenistan, 2025’te ABD ile iki anlaşma imzalamıştı. Seçimlere iki haftadan az bir süre kala, bu çerçeveyi genişleten üç anlaşmaya daha imza attı. 26 Mayıs 2026’da Erivan’da, iki ülkenin Dışişleri Bakanları, Marco Rubio ile Ararat Mirzoyan, ticaret, ulaşım ve ekonomik gelişmenin desteklenmesini ve bunun için ortak bir şirket kurulmasını öngören “Uluslararası Barış ve Refah için Trump Rotası” (evet adı aynen böyle) TRIPP anlaşmasını imzaladı. Buna ek olarak, kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması ile kritik mineraller ve nadir toprak elementlerinin birlikte çıkarılması, işlenmesi ve nakledilmesini içeren bir mutabakat imzalandı. Anlaşmalar kağıt üzerinde iyi dursa da muhatabın Trump olması gibi bir handikap taşıyorlar.

Seçimlere bir ay kala, Erivan’da, AB’nin (ve Paşinyan’ın) adeta gövde gösterisi vardı. 4-5 Mayıs’ta yapılan Avrupa Siyasal Topluluğu zirvesine (Kanada Başbakanı Carney, Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenski dahil) 40 kadarı devlet ve hükümet başkanı olmak üzere 50 delegasyon katılmıştı. Bu toplantıyla birlikte de tarihin ilk AB-Ermenistan ikili zirvesi gerçekleştirildi. Avrupa Siyasal Topluluğu, Rusya’nın Ukrayna’yı........

© 10 Haber