Adalet: Balık baştan kokar
Adalet: Balık baştan kokar
Dünya öyle bir süreçten geçiyor ki, yine de göstermelik mahkeme , yok- mahkemeden evlâdır, dedirtiyor insana. ABD Başkanı Donald Trump, Venezuella operasyonundan sonra ne demişti? Uluslar arası hukuku umursamadığını , kendisini yalnızca aklının ve vicdanının sınırlayacağını beyan etmemiş miydi?
Amerikan Jüri Sistemi’ne sinema ve dizi izleyicileri ,özellikle Hollywood yapımlarında sıklıkla rastlamışlardır: Ceza davalarında mahkemede, duruşma jürileri bulunur. Halktan seçilmiş kişilerin oluşturduğu jüri, ceza davasında sanığın suçlu olup olmadığına karar verme yetkisine sahiptir. Jüri üyesi olmak için 18 yaşını bitirmiş olmak, sabıka kaydının bulunmaması, akıl sağlığının yerinde olması, tarafsızlık v.b koşullar yeterlidir. ABD hukukuna göre jüri üyeliği bir yurttaşlık görevidir. Yönetmenliğini Joel Schumacher’in yaptığı, 1996 ABD yapımı, A Time To Kill ( Öldürme Zamanı) adlı filmde, Amerikan Jüri Sistemi’nin işleyişi irdeleniyor.
80’lerin ortalarında, ABD’nin güneyinde Mississipi’de, Carl-Lee adlı siyahi fabrika işçisinin on yaşındaki kızı Tonya, alış verişten evine dönerken ormanlık arazide arabayla gezen beyaz, serseri kılıklı iki gencin sadistçe cinsel saldırısına uğrar. Hastanelik olan çocuk, yoğun bakımda tedavi altına alınır. Tutuklanan serseriler cezaevine konur. Sorgulama sırasında ceza görmeyeceklerinden emin olmanın rahatlığı içindedirler. İşin düşündürücü yanı, Irkçı cinsel saldırı olaylarını, işkenceyi, bir siyahiyi ölüme terk etmeyi, olağan kabul etmiş ve neredeyse bundan gurur duydukları izlenimi vermeleridir. Mahkemeye getirilirken küçük kızın babası Carl- Lee, tüfekle tutukluları öldürür; dostu olan, kazara vurduğu beyaz polisin de sakat kalmasına neden olur. Ancak işlediği cinayetlerden pişmanlık duymaz, çünkü daha önce aynı suçu işleyen beyazlar ceza almamıştır. Bu olayda da adil yargılama olamayacağını bölgedeki herkes bilmektedir. Irk ayrımcılığı, hâlâ ABD’nin temel sorunları arasındadır. Yargıç ve yerel liberal avukat ikisi de beyazdır. Siyahi cemaat kilisede ayinden sonra Carl Lee’nin geride bıraktığı eşi ve çocukları için bağış toplar. Ailenin işçi aylığından başka geliri yoktur . Carl Lee, cezaevinde eskiden tanıdığı ve güvendiği beyaz avukat Jake ile görüşür, kendisini savunması için. Siyahi cemaat arasında Jake’in yerine siyahi bir avukat tutulması tartışmaları başlar. Yardımseverliklerinin altındaysa bağış paralarından pay kapma hesapları yatmaktadır. Kilisenin rahibi de işin içindedir. Jake, beş parasızdır, üstelik evli ve bir kız babasıdır, faturalarını bile ödeyemeyecek durumdadır. Kilisede toplanan bağıştan avukatlık ücretini almak için Carl- Lee’yi ikna eder.
Beyaz ırkçı polis Cobb da bu sırada boş durmaz, pek ortalarda görünmeyen ırkçı Ku........
