Giresun'dan Vatikan'a Uzanan Kadim Yolculuk: Çift Başlı Kartal
Caner Tek'in kaleme aldığı "Gün Batımı Hazinesi – Çift Başlı Kartal" romanını elime aldığımda, cümlelerin beni sadece bir senaryonun içine değil, kendi hayat yolculuğumun istasyonlarına da götüreceğini tahmin etmemiştim. Bir Giresunlu olarak, hayatımın önemli yıllarını Ege'nin o masmavi kıyılarında geçirmiş, Ege Üniversitesi'nde akademik bir disipline maruz kalmış ve kalbinin bir yarısı kesinlikle Ege'de kalmış biri olarak bu roman, benim için edebi bir eserin çok ötesine geçti.Roman, olayları Ege'nin güneşli kıyılarından başlatıp maceranın en kritik düğüm noktasını bizim topraklarımıza, antik adıyla Kerasus'a (Kiraz Diyarı) taşıyor. Bir Giresun'lu gözüyle mekânları incelerken, yazarın coğrafyalar arası kurduğu köprülerin ne kadar sağlam olduğunu fark ettim. Floransa'nın o sanatsal ruhunu ve Vatikan'ın insanı hapseden geçmişini bizzat yerinde görmüş bir Giresunlu olarak şunu söyleyebilirim: Roma'nın o heybetli taş binaları veya Floransa'nın Rönesans kokan sokakları her ne kadar büyüleyici olsa da, insanın ruhunu gerçekten dinlendiren yer neresi derseniz, tereddüt etmeden "Giresun" derim.Romanın uluslararası düzleminde karşımıza çıkan Floransa durakları, bizi tarihin en güçlü hanedanlarından biri olan Medici Ailesi'nin mirasına götürüyor. Rönesans'ın hamisi olan Medicilerin, sanatın ve bilimin ardına gizlediği o derin siyasi ve ezoterik akıl, romandaki 570 yıllık gizemin de önemli bir parçasını oluşturuyor. Floransa sokaklarında yürürken hissettiğiniz İbni Rüşd mirası "akıl ve sanat" kardeşliği, romanda Tapınak Şövalyeleri ve Vatikan kayıtlarıyla birleşerek, okuyucuyu tarihin........
