NANAY
Fransız yazar Emile Zola'yı belli bir yaşa değin Emine'aanım sanarak okumadan büyüyen şanssız bir nesiliz biz... "Noolmuş bir yazar da eksik kalsın dağarcığından" demeyiniz. Bir kişiden yoksunluk bile önemlidir bünyede. Sonrası, ne bileyim, utandım besbellim adamcaazdan, daha da hiç okuyamadım ömrümce. Misal; zaman zaman biyerlerde elime geçer en bilindik yapıtı Nana. Mahçupluk var serde, içimden geçen 'çok ayıp oldu herife yahu' duygusudur. Sayfasını bile çeviremem. Yine de bir biçimde bilirim ama. Anlatılan bir hayat kadınının öyküsüdür. *** Emile abimizle üç aşağı beş yukarı aynı çağın insanıdır, Giresunlu Küçük Hüseyin üstadımız. Kendisine ilişkin çok da bilgi sahibi sayılmam. Bağlama sanatçısı olduğunu, Dizdar soyadı taşıdığını ve benim üçün çok özel bir anlam içeren Oy Bahçenize türkümüzü ürettiğini bilirim sadece. Bu nedenle gerçekleşmedi bizden talep edilen Küçük Hüseyin Gecesi. Kendimi hazır hissettiğimde, örneğin seneye 9 şubatta ( vefat yıldönümü), Bilgi Yurdu'muz bu büyük ustayı anacak ve yaşatacaktır. Sözüm söz! *** Komşu illerimiz sağ olsunlar, bizim değerlerimizi kendilerininmiş gibi göstermeye bayılırlar. İşte Çavuşlu ekmeği, oldu Vakfıkebir'in.........
