menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkmen seslerinden Cumhuriyet'in gölgelerine: Bu hafta şehrin nabzı

19 0
09.10.2026

Haftanın Konseri: Türkmen Trio – Klasik Müzik Konseri

Moda’nın Yusuf Kamil Paşa Sokağı’nda yürürken aniden karşınıza çıkan, 1878 yapımı All Saints Kilisesi’ni bilirsiniz. İngiliz mimar G.E. Street’in imzasını taşıyan bu küçük Gotik yapı, kırmızı tuğlaları, yüksek ahşap çatısı ve vitray pencereleriyle sanki İstanbul’un değil de Viktorya dönemi İngiltere’sinin bir parçası gibidir. Sokaktan geçenlerin çoğunun dönüp bir daha baktığı bu tarihî mekân, bu cuma akşamı kapılarını özel bir müzik programı için aralıyor. Büyük ve soğuk konser salonlarının aksine, taş duvarlarında yılların izini taşıyan bu samimi atmosfer, iyi bir müzik dinlemek isteyenlere kendine has bir akşam vadediyor.

9 Ekim Cuma akşamı işte bu tarihî mekânda Türkmen Trio sahne alacak. Adı dahi başlı başına merak uyandıran topluluk; sopranoda Gülaram Baltayeva, kemanda İbragim Orazov ve piyanoda Gülaram Durdyyeva’dan oluşuyor. Ekibin hikâyesi de en az adı kadar dikkat çekici. Başlangıçta yalnızca Türkmen müziğinin zengin ezgilerini duyurmak amacıyla yola çıkmışlar. Ancak zamanla repertuvarlarını genişleterek Orta Asya’nın müzikal mirasının yanına Rus, Avrupa ve Türk klasiklerini de eklemişler.

İşin en güzel ve cazip tarafı da karşımızda yalnızca belirli müzik kültürünü tanıtan bir topluluk değil; farklı coğrafyaların eserlerini aynı programda buluşturan bir üçlü var. Piyano tuşlarının taş duvarlarda çınladığı, kemanın yayından yükselen seslerin yüksek ahşap tavana ulaştığı ve sopranonun kilisenin akustiğinde yankılandığı bir konser düşünün. Programda Mozart, Beethoven, Chopin, Schubert ve Rahmaninov gibi dev isimlerin yanı sıra V. Monti, İ. Perlman, R. Løvland ve A. Alyabyev’in eserleri de yer alıyor.

Yani anlayacağınız, bu defa dinleyiciyi bekleyen şey yalnızca notalardan ibaret değil; vitraylardan süzülen ışık, taş duvarlar ve tarihî bir mekânın atmosferi de konserin ayrılmaz parçaları olacak.

Klasik müzikte bazen eserlerin köklerine, o seslerin arkasındaki zengin kültürel mirasa kulak vermek gerekir. Türkmen müziği de tam olarak böyle bir cevher; kendine has dokusu, derinliği ve hikâyesiyle mutlaka deneyimlenmesi gereken çok özel bir birikim.

Velhasıl-ı kelâm; batı klasiklerinin ihtişamıyla Türkmen ezgilerinin o zarif ve derin dünyasını aynı sahnede buluşturan bu performansa kulak vermek, ruhu nadasa bırakmak gibi bir şey olsa gerek. Büyük salonların basmakalıp kasvetinden sıyrılıp Moda’nın o tarihî köşesinde müziğin tadını çıkarmak isteyenler için Türkmen Trio biçilmiş kaftan.

Haftanın Tiyatrosu: Ermiş

“Acılarınızın çoğunu kendiniz seçersiniz.”

Halil Cibran’ın Ermiş kitabından sahneye taşınan aynı adlı oyun, tek kişilik tiyatronun imkânlarını biraz zorlayan bir işle geliyor. Çünkü sahnede yalnızca bir oyuncu yok; Edip Tepeli tam 30 farklı karakteri canlandırıyor. Dolayısıyla burada mesele, tek başına sahneye........

© Yeniçağ