Butlan, tüzük ve kayyım paradoksu
Siyasette bazen rakibinizin yapamadığını, kendi iç tartışmalarınız başarıyla gerçekleştirir.
CHP’nin bugün yaşadığı süreç tam da böyle bir tabloyu andırıyor. Uzun yıllardır iktidarın yargı üzerindeki etkisini eleştiren, hukukun siyasallaştığını savunan ve demokratik meşruiyeti sandıkta arayan parti, şimdi kendi kurultayının meşruiyetini mahkeme salonlarında tartışıyor.
İktidara yakın çevrelerin gözünden bakıldığında ise ortaya oldukça ilginç bir manzara çıkıyor.
Bir tarafta “mutlak butlan” iddiasıyla kurultayın yok hükmünde sayılması gerektiğini savunanlar, diğer tarafta parti tüzüğünü ve kurultay iradesini esas alanlar bulunuyor. Hukuk ile siyaset, mahkeme ile parti iradesi arasında sıkışan CHP, yıllardır yaptığı eleştirilerin tam ortasında kendisini bulmuş durumda.
İşin ironisi de burada başlıyor.
CHP yıllarca yargının siyasete müdahale ettiğini söyledi. Bugün ise kendi geleceğini belirleyecek kararın yine yargıdan çıkmasını bekliyor.
Ancak daha büyük bir paradoks var.
CHP, yargıya etki edemediğini söyleyen, yargının bağımsız olmadığı yönünde eleştiriler yapan bir siyasi hareket olarak, şimdi aynı yargı mekanizmasının vereceği karara göre yol haritasını belirlemek zorunda kalıyor. Güvenmediğini söylediği sistemin vereceği hüküm, parti içi meşruiyet........
