menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kişisel Toplantı Notları: Fastfood Gündem

19 0
14.05.2026

Türkiye’de gündem artık bir düşünme alanı değil, bir tüketim nesnesi haline gelmiş durumda. Olaylar yaşanıyor, tartışılıyor gibi yapılıyor ve ardından çok kısa sürede unutuluyor. Yerine hemen yenisi konuyor. Bu döngü, yalnızca medya hızının değil, aynı zamanda toplumsal bilinç biçimimizin de bir göstergesi olarak karşımızda duruyor. Bir tür “fastfood gündem rejimi” içinde yaşıyoruz: hızlı üretilen, hızlı tüketilen ve besleyici olmayan bir bilgi akışı.

Bu hızın içinde en kritik kayıp, hafıza oluyor. Çünkü hatırlamak, yavaşlamayı gerektirir. Oysa bizde hız, neredeyse bir yaşam ideolojisi haline gelmiş durumda. Bir skandalın ömrü birkaç saat, bir ekonomik verinin etkisi bir gün, bir toplumsal travmanın yankısı ise birkaç sosyal medya döngüsünden ibaret. Sonra her şey yeniden sıfırlanıyor.

Tam da burada Nietzsche’nin kader ve kültür okumasına dönmek gerekir. Onun doğrudan “Türk kaderciliği” diye tanımladığı bir kavram; ancak kaderi pasif kabullenişe dönüştüren toplum tiplerine dair eleştirisi, bugün Türkiye’de gözlenen bazı toplumsal reflekslerle çarpıcı bir paralellik kurar. Nietzsche açısından kader, edilgen bir teslimiyet değil, bireyin gücünü dönüştürme kapasitesiyle ilgilidir. Oysa........

© Yeniçağ