Sırada Suudi Arabistan var
Amerika, İran’a saldırarak iki rakibine yani, Çin ve Suudi Arabistan’a zarar vermeyi hedefledi. Rekabet gücünü Çin’e karşı kaybettiğinden, asimetrik zarar vererek Çin’in petroldeki tedarik zincirini geçici de olsa bozmayı başardı.
Çin, sanayisi için ihtiyaç duyduğu petrolü ağırlıklı üç ülkeden alıyor. Rusya’dan -20’sini, Suudi Arabistan’dan ’ini ve ’unu da Irak’tan temin ediyor. Amerika, ilk olarak Irak’a 2003 yılında savaş açtı ve ülkenin petrolünü tamamen kontrolü altına aldı.
Günümüze kadar Irak’ın sattığı tüm petrol New York Federal Rezerv Bankası üzerinden işlemler yapılıyor ve daha da önemlisi parası da burada tutuluyor. Amerika, istediği miktarda ve zamanda Irak’a ödeme yapıyor.
Şu an açık kaynakların belirtilen verilere göre 80 milyar doların üstünde Irak’ın petrolden elde ettiği gelir Amerika tarafından tutuluyor.
Rusya’ya baktığımızda, Amerika’nın Ukrayna’ya NATO üyeliği teklifi bilinçli olarak Rusya’yı savaşa sürüklemek ve istikrarsızlaştırmak amacıyla yürütüldüğünü görüyoruz. Geride kaldı Çin’in diğer en önemli tedarikçisi olan Suudi Arabistan var. Çin, Suudi Arabistan’dan ihtiyacının sadece ’ini almış olsada , Suudi Arabistan için durum aynı oranda değil, zira Çin, Arabistan’dan en fazla petrol alımı yapan müşterisidir.
İran’ın Hürmüz Boğazı’nı, Körfez ülkelerine kapatmadan önce, Arabistan’ın günlük üretiminin yaklaşık '’sini Çin alıyordu, yani üretilen her 4 varilden 1 tanesi Çin içindi. Dolayısıyla Hürmüz Boğazının kapatılması Suudi Arabistan ve Çin arasında tedarik zincirinin en azından geçici olarak bozulmasını da Amerika sağlamış oldu.
Ancak, savaşın devamı pek mümkün gözükmediğinden Amerika, Suudi Arabistan’a karşı daha kalıcı ve........
