menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Egemenliğimiz satılık değil

329 0
latest

Rum basınında son günlerde yer alan ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kişisel Temsilcisi Maria Ángela Holguín tarafından hazırlandığı iddia edilen yeni Kıbrıs planı, doğruysa yalnızca yeni bir çözüm önerisi değil, Kıbrıs Türk Halkı’nın egemenliğini, devletini, toprağını ve güvenliğini hedef alan son derece tehlikeli bir siyasi mühendislik girişimidir.

Öncelikle şu husus açıkça ifade edilmelidir: Birleşmiş Milletler’in Kıbrıs konusunda taraflara plan dayatma yetkisi yoktur.BM Güvenlik Konseyi kararları çerçevesinde Genel Sekreter’in üstlendiği görev, “Good Offices” yani iyi niyet misyonudur. Bu misyonun amacı taraflar arasında ortak zemin olup olmadığını araştırmak ve diyaloğu kolaylaştırmaktır. Taraflara devlet modeli yazmak, anayasa tasarlamak, toprak dağıtmak veya egemenlik paylaşımı önermek BM’nin görevi değildir.

Eğer iddialar doğruysa Holguín, iyi niyet misyonunun sınırlarını aşmış, tarafsız kolaylaştırıcı rolünden uzaklaşmış ve doğrudan siyasi aktör haline gelmiştir. Daha da vahimi, ortaya atılan önerilerin tamamı Kıbrıs Türk tarafının yıllardır reddettiği ve Crans-Montana’da çöken anlayışın farklı ambalajlarla yeniden önümüze sürülmesinden ibarettir. Maraş’ın verilmesi… Güzelyurt’un verilmesi… Mesarya’nın bir bölümünün verilmesi…Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinin sona erdirilmesi…Türk askerinin çekilmesi…

Bunların karşılığında ise belirsiz vaatler, yoruma açık siyasi formüller ve “yaratıcı muğlaklık” adı verilen diplomatik aldatmacalar… Kıbrıs Türk Halkı’nın tarihi, bu tür vaatlerin nasıl sonuçlandığını çok iyi bilmektedir.

1960 Cumhuriyeti’nde eşit kurucu ortak olan Kıbrıs Türk Halkı, üç yıl sonra silah zoruyla devlet yapısından dışlanmıştır.1963’ten........

© Yeniçağ