Enflasyon tahmini sadece bir istatistik mi?
Düğmeyi baştan yanlış ilikleyince her şey ona göre oluyor. Mesele hele de ekonominin en önemli parametresi olan enflasyon rakamları ise durum büyük önem arz ediyor. 2026 yılı için A dan Z ye neredeyse tüm ekonomik rakamların içinde beklenen enflasyon rakamı öyle ya da böyle yer alıyor. Çalışanların ücretlerinden emeklilerin aylıklarına, şirketlerin fiyat politikalarından kamunun maliyet kalemlerine kadar etkili. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 2026 yılı enflasyon tahminleri, yılın başından bu yana yükseliyor. 2026 yılı için başlangıçta olarak belirlenen ara hedef, Mayıs ayında $'e yükseltildi. Ağustos ayında ise TCMB'nin 2026 yıl sonu enflasyon tahmini ('e çıktı.
Yani 2026 için ortaya konulan enflasyon patikası, yıl ilerledikçe merdiven basamaklarını birer ikişer çıkarak yukarı yönlü değişiyor. Halbuki 2026 için yapılan tahmin sanki gerçekleşmiş bir veri gibi kabul edildi. 2026 yılı başındaki hesaplamalarda kullanıldı.
Konuyu biraz açalım… Öncelikle bu rakamlar kuru istatistik değil. Hayatın birebir içinden rakamlar. Şöyle diyeyim; market rafının önünde dururken fiyatı bir nebze yüksek olan ürünü almaktan sizi caydıran duygunun nedeni. Bir diğer ifade ile satın alma gücü kaybınız. Asgari ücretle geçinen milyonlar için somut kayıp demek. Çünkü 2026 başına ücretler belirlenirken “gerçekleşen” değil, “öngörülen” enflasyon esas alındı. Asgari ücrette bu yöntem açıkça uygulandı. 2025 yılı enflasyonu yüzde 30,89 iken, zam yüzde 27’de tutuldu ve brüt asgari ücret 33.030 TL’ye çıkarıldı. Özel sektörde de ücretler genelde bu orana göre ayarlandı.
Şimdi tabloya geri çekilip bakalım… Yıl başında 2026 için yüzde 16'lık ara hedef esas alınırken ücretler buna göre........
