Demokrasiyi, hep birlikte boğazladık!
1961 Anayasasının 57 maddesi, partilerin iç çalışmalarının demokrasi esaslarına uygun biçimde kanunla düzenlenir”, diyordu.
Siyasi partilerde ön seçim zorunlu idi. Parti yönetimi önce azami yüzde 5 sonra da azami yüzde 10 kontenjan adayı çıkarabiliyordu.
Aday adayı sayısının yetersiz kalması, yoklamanın tamamlanamaması, aday listesinin boşalması veya yoklamanın iptal edilmesi gibi bazı durumlarda parti merkez organı eksik adayları doğrudan tamamlayabiliyordu. Bu nedenle merkez tarafından belirlenen adayların fiilî sayısı bazı olağanüstü durumlarda daha yüksek olabiliyordu.
Ayrıca Parti merkezi, kontenjan adaylarının hangi ilde ve listenin hangi sırasında bulunacağını belirleyebiliyordu. Bu yüzden fiilen seçilenler kontenjanın üstünde olabiliyordu.
Ön seçim ve aday yoklaması, üye ve parti seçmenlerinin katıldığı, seçim kurullarının denetiminde yapılıyordu.
Aslında 1982 anayasasında da ilk halinin 69 maddesi “siyasi partilerin parti içi çalışmaları ve kararları demokrasi esaslarına aykırı olamaz” diyordu. Fakat Türkiye'de 1986 yılında İktidarda olan ANAP ve Başbakan Turgut Özal, 1986 yılında yapılan kanun değişikliği ile, ön seçim siyasi partilerin tercihine bırakıldı.
Böylece demokrasiye ilk darbe ANAP ve Turgut Özal’dan geldi.
Recep Tayyip Erdoğan 14 Temmuz........
