Bugünün Yorgun Nesli
19 Mayıs 1919’u yalnızca bir tarih olarak okumak, onu eksik anlamaktır. Çünkü Atatürk’le birlikte Samsun’a çıkan şey, sadece bir vapur değildi; tükenmişliğin içinden yeniden ayağa kalkma iradesiydi. O günün Türkiye’sinde işgal vardı, yoksulluk vardı, dağılmış bir devlet düzeni ve kaybedilmişlik hissi vardı. Belki en önemlisi, toplumun önemli bir kısmında yerleşmeye başlayan o ağır düşünce vardı: “Artık hiçbir şey olmaz.”
Bugün Türkiye’nin özellikle genç kuşaklarında hissedilen duyguya bakıldığında, bu tarih farklı bir anlam kazanmaya başlıyor. Elbette bugün bir işgal altında değiliz. Bugün başka türden bir yorgunluğun içindeyiz. Ekonomik daralma, gelecek kaygısı, toplumsal kutuplaşma ve sürekli kriz atmosferi, özellikle genç kuşak üzerinde görünmez bir baskı yaratıyor. Diploma sahibi olmanın artık güvenli bir gelecek vaat etmediği, liyakat tartışmalarının hiç bitmediği, ifade alanlarının daraldığı hissinin yaygınlaştığı bir dönemde yaşıyoruz. Birçok genç için yurtdışına gitmek artık bir macera değil, zihinsel bir kaçış fikrine........
