Cillop gibi binalar, yok olan mahalleler
Depreme dayanıklı binalar yaparken, şehir dayanıklı kalabilecek mi?Kentsel dönüşüm denildiğinde hepimizin aklına önce aynı kelimeler geliyor: deprem, güvenlik, dayanıklılık, can kaybı, riskli yapı…
Bunların hiçbirine itiraz edilemez.
İstanbul’un deprem gerçeği ortadayken çürük, yaşlanmış ve riskli yapıların yenilenmesi bir tercih değil, zorunluluktur. İnsanların evlerinde korkuyla değil güvenle uyuması gerekir.
Fakat tam da burada sormamız gereken başka bir soru var:
Biz şehirleri depreme dayanıklı hale getirirken, yaşanabilir olmaktan da çıkarıyor muyuz?
Çünkü İstanbul’un bazı mahallelerinde garip bir manzarayla karşılaşıyoruz.
Yerine pırıl pırıl bir bina geliyor.
Her şey “cillop gibi.”
Ama insanın içine tuhaf bir boşluk çöküyor.
Sanki ortada bir bina var ama şehir yok.
Sanki ev yapılmış ama mahalle yapılmamış.
Sanki beton yükselmiş ama hayat biraz daha aşağıya itilmiş.
Çünkü şehir dediğimiz şey yalnızca kolonlardan, kirişlerden, metrekarelerden ve........
