“Hukuk Silaha Dönüşünce”
Türkiye’de neler olup bittiğini anlamak için Brezilya örneği üzerinde daha fazla durmak gerekiyor. Bu konuda yayınlanmış çok ciddi bir inceleme var. Kemal Büyükyüksel’in, “Hukuk Silaha Dönüşünce: Brezilya’da Lawfare ve Lula Davasının Anatomisi” başlıklı yazısı, Brezilya’daki tabloyu bütün yönleriyle ortaya koyuyor.
Yazı uzun. Bu sebeple geniş bir özetini veriyorum:
*Brezilya’nın son on yılı, hukukun siyasal bir silaha çevrildiğinde bir ülkenin kaderini nasıl belirleyebileceğinin ibretlik bir hikayesi. “Lava Jato” soruşturması, Lula’nın mahkumiyeti ve Bolsonaro’nun yükselişi üzerinden önemli kurumsal ve ekonomik bedellerin ödenmesine neden oldu. Bu deneyim, bugün dünyada “lawfare” kavramının en somut örneklerinden birini teşkil ediyor.
*2017’de Lula hakkında verilen mahkûmiyet kararı, Brezilya siyasetinde sarsıcı bir sonuç doğurdu. Lula’nın 2018 seçimlerinde en güçlü aday olması, kararın etkisini daha da büyüttü. Mahkûmiyetin ardından Yüksek Seçim Mahkemesi Lula’nın adaylığını engelledi. Porto Alegre’deki TRF-4 Bölge Temyiz Mahkemesi, benzeri görülmemiş hızda hareket etti. Normalde yıllar sürebilecek temyiz süreçlerinin aksine Lula’nın mahkûmiyeti yalnızca altı ay içinde onandı ve cezası artırılarak teyit edildi.
Lula, 7 Nisan 2018’de tutuklanarak Curitiba’daki Federal Polis merkezine kondu. Bu durum yargı sürecinin demokratik rekabeti fiilen şekillendiren bir enstrüman haline geldiği yorumlarını daha da yaygınlaştırdı. Aynı dönemde yargıç Sergio Moro’nun seçimden sonra yeni Jair Bolsonaro hükümetinde Adalet Bakanı olarak göreve getirilmesi, siyasal nüfuz tartışmalarını iyice derinleştirecekti. Yargı ve yürütme arasındaki........
