Yeni ittifak arayışları
Son yıllarda bölgede Irak, Suriye, Libya, Ukrayna, Filistin, İran ve Lübnan gibi ülkelere, özellikle emperyal güçlerin saldırıları, kaos ortamı oluşmasına, insanlık dramları yaşanmasına, istikrarsızlık ve güvensizlik ortamları oluşmasına sebep olmuştur.
Ayrıca değişik amaçlarla ülkelerin başvurduğu vekalet savaşları da terör örgütlerinin ortaya çıkmasını ve güçlenmesini beraberinde getirmiş, bu da mevcut olumsuzlukları daha da arttırmış ve güvenli olmayan bir ortamın oluşmasına sebep olmuştur.
Bu kaos ortamı için İsrail’e de ayrı bir parantez açmak gerekmektedir.
Küresel olmayan ancak bölgesel olarak teolojik amaçla genişlemek ve güçlenmek isteyen Radikal Dinci Siyonizm hedefli İsrail de, başta ABD’den olmak üzere Batı’dan aldığı siyasi, askeri ve ekonomik destekle Filistin’i yok etmek, Gazze’ye çökmek, Suriye ve Lübnan’da genişlemek, İran’ı da etkisiz hale getirmek ve sözde “vadedilmiş toprakların” tamamında hegemonya kurmak için saldırgan bir politika benimsemiş olup, bunu fütursuzca icra etmektedir.
Ortadoğu’da cereyan eden olumsuz tablonun “baş mimarı” ABD’dir. ABD, İsrail’i, Ortadoğu’daki politikalarını uygulamak ve bölgede bir manivela olarak kullanmak için desteklemekte, onu “bölgedeki kalesi” olarak görmektedir. ABD’de güçlü olan Yahudi Lobisinin, bürokraside, askeri ve ekonomik yerlerdeki etkin pozisyonlarda olan Yahudi kökenli ABD vatandaşlarının da bu politikada ve uygulamalarda oldukça büyük etkisi bulunmaktadır. Hatta İsrail’in ABD’yi esir aldığı da söylenmektedir.
ABD’nin, var olan emperyal politikalarına NATO’yu da alet ettiği bilinen bir gerçektir. Bu nedenle NATO’nun varlığına, güçlü olmasına ve geniş bir alanda etkili olmasına önem vermiş, bu nedenle NATO’yu desteklemiş ve harcamalarının çoğunu üslenmiş, ancak bunun karşılığında da NATO içinde etkin bir rol oynamıştır. Ancak bunun sınırsız olmadığının ve biat kültürü çerçevesinde şekillenmediğinin de yeni farkına varmıştır.
ABD’nin Rusya ve Çin’i kontrol etmek için oluşturduğu politika ve stratejisinin, NATO’nun stratejisi haline gelmesini de sağlamış, NATO’nun Rusya içlerine kadar doğuya doğru genişlemesini teşvik etmiş ve NATO’nun üye sayısının 32ye ulaşmasında etkin rol oynamıştır.
Bu kapsamda Ukrayna’nın da NATO’ya girmesi için bilerek yaptığı girişimlerle Rusya’yı kışkırtarak Ukrayna’ya saldırmasına........
