ABD-İsrail arasındaki anlaşmazlık
ABD’nin emperyal bir güç olarak dünya üzerindeki etkinliğini, kontrolünü, ekonomik ve finans hakimiyetini sağlamak için oluşturduğu müttefiklerle ilişkilerini çıkar esasına dayalı olarak yürüttüğü bilinmektedir.
ABD’nin müttefiklerinden biri de İsrail’dir. Ancak ABD’nin İsrail’le olan müttefikliğini sadece çıkar ilişkisine bağlamak yeterli değildir. Bunun yanında ABD’de bulunan Yahudi Lobisinin, Yahudi kökenli ABD vatandaşlarından finans gücünü elinde bulunduranlar ile Kongre’de ve bürokraside kilit yerlerde olanların yönetim üzerindeki etkilerinin, diğer Yahudi kökenli ABD vatandaşlarının da siyasi tercihlerinin bu müttefikliğin önemli birer parçası olduğu dikkate alınmalıdır. Ayrıca Siyonizmin, Hristiyan Evanjelist düşünce akımı üzerindeki sağladığı etkiyle Evanjelitlerin bu müttefikliği güçlendirdiği ve yönetimi de etkilediği hesaba katılmalıdır.
ABD-İsrail arasındaki çıkar ilişkisine ilave olarak yukarıda ifade edilen diğer hususlar da bu ilişkiyi adeta kemikleştirmektedir. Bu nedenle İsrail, ABD’nin Ortadoğu’daki kalesi, ABD de İsrail’in güvenliğinin vazgeçilmesidir.
Çıkar ilişkilerindeki dönemsel anlaşmazlık
İsrail’in Ortadoğu’da giriştiği çılgınlıklar ve insanlık dışı davranışlar, güvenlik endişesinin çok ötesine geçmesine ve Tevrat’ta vadedilen emellerine ulaşmak için yaptığı saldırıların sınır tanımayan bir duruma gelmesine rağmen, ABD’nin İsrail’i kayıtsız şartsız desteklemeye devam etmesi, hatta onu cesaretlendirmesi, iki ülke arasındaki ilişkilerin ne durumda olduğunu açık bir şekilde göstermektedir.
Müttefiklik ilişkileri bununla da kalmamış, ABD, İsrail ile ilişkilerini sınırlandıran ülkelerin, İsrail’in varlığına ve güvenliğine katkı sağlanmasını amaçlayan İbrahim Anlaşmalarına katılmaları için Türkiye dahil, ilgili ülkeleri adeta zorlamaktadır.
Ancak ABD; İsrail’le birlikte giriştikleri İran savaşı esnasında, İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’daki işgal ve katliamlarına ses çıkarmazken, Suriye’deki etkinliğini arttırmasına yardımcı olurken, Lübnan’daki saldırılarına da kayıtsız kalırken, İran’la savaşı sona erdirme müzakerelerinin yoğunlaştığı bir dönemde anlaşmayı negatif olarak etkileyen İsrail’in Lübnan’daki işgalini ve mücadeleyi sonlandırılması isteğini yerine getirmeye yanaşmaması, ABD-İsrail........
