Bırakmıyorlar ki…
Bırakmıyorlar ki şiirimin derinliklerinde kendimi kaybedeyim, musikimin ahenginde yok olayım.
Türk Kürt Arap’mış… Yahu ben Türk ülkesinde doğdum. Türk’üm, doğruyum, çalışkanım… diye yetiştim. Gümüşhaneli komşumuz Nafiye Hanım “Bir varmış, bir yokmuş” diye masallarına başladı. Arkadaşlarımla “eşek başı sopacı” oyununu oynayarak eğlendim. Birbirimize bilmecelerimizi “Biz biz biz idik, otuz iki kız idik…” diye sorduk.
Bırakmıyorlar ki bilmecelerimin, masal döşemelerimin ahengindeki sırrı araştırayım. Bırakmıyorlar ki “Mende sığar iki cihan, men bu cihana sığmazam” mısraındaki büyük hakikati bulmaya çalışayım.
Bırakmıyorlar ki efsanelerimin, destanlarımın büyülü havalarında gezineyim. Tanrılarla evlendirilmek istenen hakan kızının niçin yaşlı bir kurt ile birleştiğinin sırrını araştırayım.
Malazgirt’te Türk Kürt Arap varmış… Çanakkale’de de… Benim ve bütün milletimin hafızasında bu savaşların gazileri de şehitleri de Türk idi. Kökenleri ne olursa olsun Türk idiler.
“Kızıl havâları seyret ki akşam olmakta…” diyen Haşim, Türk edebiyatının en büyük şairlerinden biri idi. Hazreti Ali cenklerinin........
