Yeni kafaların “alansızlık ve moloz” yorgunluğu
Yeni kafaların “alansızlık ve moloz” yorgunluğu
Hafta sonu Ankara’da düzenlenen bir konferansa dair haberi okurken zihnimde beliren ve hepsinin sonucu “çıkmaz sokaklara” varan sayısız cümleyle birlikte, yüzümde trajikomik bir tebessüm belirdi. Neden mi?
Konferansın başlığı “Önce Siyaset Değişmeli” idi ve bu başlığı konuşanlar her koşulda değişmeyen “eski isimlerdi”.
ESKİNİN “YENİ KAFALARA” YARATTIĞI YORGUNLUK
Son yıllarda herkes “değişimi ya da revizyonu” konuşuyor fakat sözü edilen değişime dair kimseler reel adımlar atmıyor. O halde toplumların zihninde beliren cümle şu oluyor; değişim dedikleri şey toplumun gazını almaya niyetli cümlelerden ibaret, ötesi yok.
ALANSIZLIK VE ANLAŞILAMAMAK GENÇLERİ ŞİDDETE İTİYOR
Toplumun bilhassa da gençliğin son yıllarda yaşadığı mutsuzluk, ilgisizlik, aidiyetsizlik, tahammülsüzlük ve devamında gelen şiddet duygu durumlarının temelinde şu var; KAFA YENİ, YORGUNLUK ESKİ.
Yani gençlerin hayatında; yeni bir dünya var, teknoloji devri var, yapay zeka çılgınlığı var ve tüm bunlara dayalı olarak beliren yeni bir zihin algoritması var fakat “çağın gereklerini ve ihtiyaçlarını” icra etmeyi engelleyen ESKİLERİN yarattığı “alansızsızlık yorgunluğu” var.
YENİ KAFALAR, kendilerini yansıtan ve kendilerine ait yüzyılı inşa etmeleri gereken siyaset, basın, medya, sivil toplum kuruluşları, yönetim kademeleri ve benzeri alanların “eskiler tarafından” tekelleşmesiyle yer bulamayınca herkesten ve her şeyden elini, ayağını, zihnini ve yüreğini çekiyor şimdi. Devasa bir TSUNAMİ misali!
Bu geri çekilme elbette ki geri gelecektir ve dalgalar, yıkımlar eşliğinde “kendine alan yaratacaktır”.
Son süreçte ABD-İsrail-İran-Irak da beliren sokak olayları gibi dünyanın pek çok ülkesi “yeni kafaların” yaratacağı tsunamilere gebe.
“YENİ KAFA” KADINLAR........
