menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ağaçlar ve kitaplar

32 0
15.03.2026

Sanki kaderleri iç içe yazılmış gibidir. Ağaçlar büyür, kesilir ve sonra kâğıt yapılır. O kâğıtların üzerine

sayfa sayfa yazılar yazılır, yazılar basılır. O sayfalar destelenir, kitap olur.

Tırtılın kelebeğe dönüşmesi gibidir ağacın kitaba dönüşmesi. Ağaç kökleriyle toprağı, dallarıyla

rüzgârı, yağmuru tutarken; kitap çat kapı, dâvet beklemeden gelen dost gibi geliveren ilhâmı, kalp

ağrısının kelimelere dökülmüş hâllerini saklar.

Ağaç, dikildiği yerde günbegün, mevsimden mevsime büyür. Onu diken hiç yanına gelmese de,

bırakıldığı yerde bekleyen bir emânet gibi durur. Baharda yeşerir, meyveye durur. Kuşa yuva, böceğe

yem olur. Dökülen yaprağıyla toprağa örtü, topraktakilere yorgan olur. Gölgesinde soluklanacak

durak olur. Ağacın orada olduğu bilen, şüphe etmez hep orada olduğundan. Sâdık bir yâr gibi bekler

kim gelirse gelsin yanına, kim gelip geçerse yanından.

Kitap da nice bilgiyi, ilhâmı, üzüntüyü, sevinci barındırır. Dayanıp sıcaklığında ısınılan bir göğüs, belki

ağlanan bir omuz gibidir iki kapak arasındaki sırlar. Konulduğu kitaplığın rafında belki unutulur bile.

Aynısından, yeni baskısından bir tâne daha alınan nice kitap vardır. Rafa konurken anlaşılır zâten var

olduğu eskinden beri. Eskise de kuruyup gitmez kitaplar. Hatta kıymetlenir. Hele bir de imzâ varsa

hemen ilk sayfasında, paha biçilemez. Kabuğuna kazınan isimler, ağacının canını acıtır ama kitaba

atılan imzâlar yüreğini okşar. Altı çizilen satırlar, köşesi kıvrılan sayfalar, kenarlara yazılan kısa notlar

kitabın canını acıtmaz.........

© YeniBirlik