menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Masaya değil, barışa düşmanlık

36 0
28.02.2026

27 Şubat günü, Barış ve Demokratik Toplum çağrısının birinci yıldönümü vesilesiyle Ankara’da yeni bir çağrı yapıldı. Devlete, topluma, siyasete seslenen bu yeni tarihi açıklama, dilerim hak ettiği şekilde karşılık bulur. Çağrı gün boyu tartışıldı ve halen de tartışılmaya devam ediyor. Bu tartışmalar içinde dikkatimi çeken bir konuya değinmek istiyorum. Sözcü TV’nin akşam haberlerinde yaşanan ve yaklaşık 9 dakika süren bu an, muazzam trajik ve bir o kadar da “öğretici” ama aynı zamanda da “korkutucu” …

Genel yayın yönetmeni tarafından ruh üflenen bu ürküten trajiklik şu: Salondaki gizem diye bir element uydurup, oturma düzeni ve salondaki kareden “fal bakılması” …

Bu cehalete dair diyecek çok söz yok ama aynı zamanda ciddiye de almak gerekiyor. Robert N. Proctor ve Londa Schiebinger tarafından derlenen “Cehaletin Üretimi ve Çözülümü” adlı eser, cehaletin salt bir “bilgi eksikliği” veya aydınlanmamış bir boşluk olmadığını; aksine ticari, siyasi veya ideolojik çıkarlar doğrultusunda aktif, stratejik ve bilinçli bir şekilde “üretilen” bir olgu olduğunu savunuyor. Kitabın temel tezi, gücü elinde bulunduran yapıların, kendi statükolarını korumak için toplumsal algıyı nasıl manipüle ettikleri ve “bilmemeyi” nasıl kurumsallaştırdıkları üzerinedir. Özetle, yanlış bilme rejiminin muazzam üretimine dairdir.

Sözcü Televizyonu’nda yayınlanan ve Sayın Öcalan’ın yeni bir fotoğrafı ile “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı” toplantısına dair aşırı zorlama, akıl dışı ve komplo teorisi sınırlarında gezinen çıkarımlar, basit bir gazetecilik hatası veya bireysel cehalet değildir. Bu, barış ihtimaline karşı duyulan derin korkunun, bir “Egemen Cehaleti” formatında medya eliyle kitlelere zerk edilmesidir.

Robert Proctor, cehaletin bir “stratejik oyun” olarak üretildiğinden bahseder. Ortada “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı” başlığıyla okunan siyasi bir metin, bir deklarasyon vardır. Ancak televizyon........

© Yeni Yaşam