menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Almanya’daki seçimlerin gösterdikleri

13 0
23.09.2026

Mecklenburg-Vorpommern ve Berlin’de yapılan eyalet parlamentosu seçimleriyle Almanya’daki “süper seçim yılı” sonuçlanmış oldu. Faşist AfD Mecklenburg-Vorpommern’de birinci parti olurken, Berlin’de, önceki yazılarımızda öngördüğümüz gibi, Sol Parti yarışı önde bitirdi. İktidar partisi CDU Mecklenburg-Vorpommern’de barajın altında kalarak tarihi bir yenilgi aldı. Berlin’de de oy kaybı yaşayarak hükümetten uzaklaştırıldı. Şansölye Merz ise seçim sonuçlarının açıklanmasından hemen sonra basının karşısına geçti ve olası istifa taleplerinin önünü almaya çalıştı.

Seçim sonuçlarını eyaletlere göre değerlendirmeden önce bu yıl yapılan seçimlerin gösterdiklerine bakalım. Bir kere seçmenlerin ezici çoğunluğu oylarını egemen siyasete duydukları güvensizliği ve uygulamaya sokulan politikalara yönelik hoşnutsuzluğu gösteren biçimde kullandılar. O açıdan seçim yılının kaybedeninin egemen siyaset olduğunu söyleyebiliriz. Diğer yandan, ikincisi, faşist AfD burjuva medyasının ve egemen siyasetin söylemlerini üstlenerek verdikleri destekle, seçmenlerin hoşnutsuzluğunu kendisine oy olarak yönlendirebildi. Üçüncüsü metropoller ve kırsal alanlar arasındaki siyasi yönelim farklılıkları bariz bir biçimde ortaya çıktı. Dördüncüsü, iktidar ortağı olan sosyal demokratlar CDU’nun hezimetine ortak olurken, Transatlantikçi ve savaş çığırtkanı Yeşillerin tılsımı bozularak, oy kaybı yaşadılar. Beşincisi, Berlin’de konut sorunundan ve gelir kayıplarından yakınan genç seçmenlerin büyük bir kısmının oyunu alabilen reformist Sol Parti, Berlinlilerin maddi yaşam koşullarının düzeltilmesini, emlak tekellerine karşı kamusallaştırmanın zorunluluğunu ve insanların somut sorunlarına somut çözümleri seçim kampanyasının merkezine oturtarak birinci parti olmayı başarabildi.

Eyaletler bazında seçim değerlendirmesi

Meclenburg-Vorpommern eyaletinde faşist AfD geçen seçimlere nazaran oylarını yüzde 21,1 artırarak toplamda yüzde 38,2 oy aldı. Eyalet parlamentosunda 32 sandalye ile en büyük parti olan faşist AfD, her ne kadar hükümeti kuramayacak olsa da – çünkü koalisyon ortağı olabilecek CDU, FDP ve BSW parlamentoya giremediler – gene de sandalye sayısıyla Eyalet Anayasa Mahkemesi hakimlerinin atanması veya kamu basın-yayın kuruluşlarının yayın politikalarını belirlemek gibi önemli kararlarda söz sahibi olacak. Bununla birlikte eyalet çapında kurum ve kuruluşlara kadrolarını yerleştirebilecek.

Sosyal demokratlar, Eyalet Başbakanı Manuela Schwesig’in tanınırlığı sayesinde sadece yüzde 4,1 oranında kayıpla yüzde 35,5 oy aldılar ve 29 milletvekili ile eyalet hükümetini yeniden kurma fırsatını elde ettiler. Şimdiye kadarki hükümet ortakları olan Sol Parti oylarının üçte birini kaybederek yüzde 6,5 oyla beş sandalye kazanırken, Yeşiller az bir kayıpla ve yüzde 5,7 oy oranıyla beş milletvekiline sahip oldular. Böylelikle de kurulacak yeni eyalet hükümetinin üçüncü ortağı olabilecekler. Sol Parti’den ayrılan Sahra Wagenknecht’in kurduğu BSW ise, aynı CDU ve FDP gibi parlamento dışında kaldı.

SPD’li Eyalet Başbakanı Schwesig’in Sol Parti ve Yeşiller ile yol devam etmesine artık kesin gözüyle bakabiliriz. SPD, Sol Parti ve Yeşiller 71 sandalyeli parlamentoda 39 milletvekiliyle çoğunluğa sahipler. Ayrıca yeni hükümetin hayli gürültüsüz kurulabileceğinden hareket edebiliriz, çünkü savaş politikaları ve asosyal politikalar konusunda SPD ve Yeşiller........

© Yeni Yaşam