Kim, neden boykot ediliyor?
Seçime giren partiler, “size en iyi ben hizmet ederim”, diye halktan oy isterler. Hizmet denilen şey, bir devletin savunma, adalet, eğitim, sağlık ve imar gibi temel faaliyetlerini yönetmektir. Bunun için para gereklidir ve söz konusu masraf bütçesi, bizden-halktan alınan vergilerle oluşturulur.
Seçim sonuçlarıyla iktidara gelen parti (ya da koalisyon) bütçeyi harcama yetkisine (ömür boyu değil!) dört ya da beş yıllığına sahip olur. Bütçede toplanan ve gerektiğinde borçlanarak elde edilen parayı, iktidarlar kendi siyasi anlayışına göre harcar. Sağcıların önceliği holdinglere ve yandaş şirketlere destektir; ‘solcular’ ise halkın geçim sıkıntısını kimi sosyal yardımlarla azaltmaya çalışır.
Burjuva sistemlerde iktidarlar, ister sağcı olsun, isterse de ‘solcu’ kendi yandaşlarını kollar. Her iktidar, kendi zenginlerini yaratmıştır. Bu konuda özellikle Demokrat Parti, Adalet Partisi, Anavatan Partisi ve günümüzde AKP, kendi yandaşlarını zengin (hem de nasıl bir zenginlik) etmede zirveye ulaştı.
Elde ettiği olağanüstü zenginliğin devamını kaybetmek ve dokunulmazlıklar kalktığında yargı önünde vermesi gereken hesapların korkusuyla AKP, iktidardan ayrılmaktan iyice korkar hale geldi. İlk dönemde........
© Yeni Yaşam
