Teknik bilim kapitalizmi neden kurtaramaz?
Gezegenlerin birinden bir seyyahın yolu Dünya’ya çıksaydı, her halde “bu dünyayı nasıl bu hale getirdiniz, bu kadar saçmalığı nasıl başardınız” derdi. Tabii Türkiye’ye de uğrarsa, şaşkınlığı daha da artardı. İnsanlar kapitalist bir toplumda yaşıyorlar ama kapitalizmin nasıl netameli bir sistem olduğunu bilmiyorlar. Doğrusu merak da etmiyorlar. Şeylerin ‘normal hali sayılan’ sorgulanmaktan da muaf oluyor. Sadece sıradan insanlar değil, yüksek düzeyde eğitimliler de bilmiyor. Buna burunlarından kıl aldırmayan iktisat (ekonomi) profesörleri de dahil.
Kapitalizm, ücretli emek (işçi) sömürüsüne, karşılığı ödenmeyen kadın emeği sömürüsüne dayanan, yegâne ereği kâr etmek kârı büyütmek olan, canlı olan her şeyi ölü nesnelere, metalara dönüştüren, kullanım değerinin yerini değişim (mübadele) değerinin aldığı, var olabilmek, varlığını sürdürebilmek için sürekli büyümek zorunda olan, toplumun temel üretici güçlerinin ve yaşam araçlarının dar bir sermaye sınıfının elinde olduğu, doğa tahribatı yaratmadan var olamayan, bir krizden diğerine savrulan, her türlü etik ve ahlâkî değere yabancılaşmış, parasal maddi ve hesaplanabilir-ölçülebilir olan dışında hiçbir insanî değere itibar etmeyen, eşyanın onu yaratan insandan daha değerli sayıldığı, ekonomik olanın politik, sosyal kültürel olanın önüne geçtiği, araçlarla amaçların ters-yüz olduğu, öküzün arabanın arkasına koşulduğu lânetli bir uygarlıktır.
Üniversitelerde “saf bilim’ sayılıp okutulan, bilimle değil, ideolojiler dünyasıyla ilgilidir. ‘Saf ekonomi’ gerçek dünyanın teorisi değil, hayalî bir kapitalizmin teorisi. Siyasetten (politikadan) ayrı bir ekonomik teori yok. Siyaset ve ekonomi iki ayrı zâtiyet değil. Kapitalist toplumda ekonomi siyaseti belirliyor. Oysa ilişkinin yönünün siyasetten ekonomiye doğru olması gerekirdi.
Ekonomi bilimi denilenin doğa bilimleri, fizik, kimya gibi ‘saf bilim’ olduğunu kanıtlamak için de iki zorlama yapılıyor: Matematiği tahlile dahil etmek ve iktisat dalında da Nobel ödülü vermek… Oysa Alfred Nobel’in vasiyetinde ekonomi yoktu. Nobel ödülü beş dalda: Fizik, kimya, fizyoloji ve tıp, edebiyat, barış dallarında, XX’inci yüzyılın başından beri veriliyor. Ekonomi Nobel ödülü 1969’danberi veriliyor. Ödül alanların kahir ekseriyeti Amerikan üniversitelerinin piyasacı öğretim üyeleri. Aslında Alfred Nobel’in vasiyetine ihanet söz konusu.
Diğer canlılardan farklı olarak insan, âlet yapabilen bir hayvan ki, bu özelliği onu diğer hayvanlardan ayırıyor. Esasen âletlerin ve kompleks tekniklerin gelişmesi, uygarlıkların da gelişmesinin koşulu. Başlangıçta âletler avcılığı, balıkçılığı, giyinmeyi vb. kolaylaştırıp yaşam kalitesini yükseltiyordu, İleriki aşamada da tarım, hayvancılık, metalürji, bir sonraki aşamada da kompleks üretim tekniklerinin gelişmesi olanaklı hale geldi. Böylece teknoloji yaşam koşullarını iyileştirip bir üst aşamaya taşıdı. Başka türlü söylersek, insanların doğayla ilişkisini değiştirmek olanaklı hale geldi. İnsanın âlet, yenilik yaratma yeteneği onun özelliğini, diğer hayvanlardan farklılığını oluşturuyor.
Alet (teknik), daha az çabayla daha çok üretmeyi mümkün kılıyor, zor, tehlikeli işleri de yapılabilir hale getiriyor. Velhasıl teknik “insana özgü” bir şey.........
