Süreç için mücadele
Dinamik, çok değişkenli ve birçok gelişmeden etkilenmeye açık olan Barış ve Demokratik Toplum süreci bir yılı aşkın bir süreden beri devam etmektedir. Sürecin bu özellikleri, her gün yeni bir gelişmeye yol açmaktadır. Hafta boyunca sürece ilişkin yoğun bir görüşme trafiği yaşandı ve ilgililerin çeşitli açıklamaları oldu.
İmralı da Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan’la yapılan ve beş saat sürdüğü bildirilen görüşmeye ilişkin yapılan açıklama önemlidir. Sayın Öcalan’ın Meclis’in, gerekli yasaların çıkartılması için bir an önce harekete geçmesi gerektiğini belirttiği ifade edilmiştir.
Ancak bir yılı aşkın bir süreden beri devletin beklenen düzeyde bir adım atmadığı ortadır. Tam tersine devlet, elindeki medya araçlarıyla sürecin demokratik ve pozitif çözümünü sağlamak yerine Kürt halkına, Kürt siyasal iradesine ve önderliğine sürekli olarak negatif bir tarzda yaklaşmaktadır.
Halbuki Sayın Öcalan’ın önderliğiyle, Kürt halkının ve insanlığın tarihinde onurla bir yer alan PKK, feshedildi. Silahlı mücadele terk edildi. Yine Sayın Öcalan’ın ısrarlı çabalarıyla Meclis’te bir komisyon kuruldu. Komisyon aylarca süren çalışmalarının sonunda bir rapor hazırlayarak Meclis’e sundu. Meclis’te gerekli yasaların çıkartılması için bayramdan sonraya tarih verildi. Bayram geçti, devlet yine adım atmadı.
Görüldüğü gibi devlet hem sürece katkı sunmuyor hem de sürecin ilerlemesi için yapabileceklerini dahi yapmıyor.
Herkesin çok doğal olarak merak ettiği soru da burada doğmaktadır. Devlet hem süreci başlatıyor hem de ilerletmiyor? Neden, böyle çelişkili bir tutum alıyor ve devlet neden Kürt sorununun çözümünden kaçınsın?
Çünkü devlet, demokratik........
