menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kritik müzakere

6 0
sunday

İki yıl önce başlamış olan barış ve demokratik toplum süreci, başta Kürt halkı olmak üzere Türkiye halklarının temel gündemi olma özelliğini sürdürüyor. Sayın Öcalan’ın ısrarlı ve yaratıcı çabalarıyla süreç adım adım da olsa ilerletilmiş ve yasallaşma noktasına gelmiştir.  Bu koşullarında haftanın başında sorun çözüldü, çözülecek derken yeni bir krizle hafta sonuna girildi.  Bu kriz önemli, çünkü iki anlayış, demokrasi ile anti- demokratik anlayışlar tartışılmakta, sürecin en kritik noktaları müzakere edilmektedir. Beklenen ve olması gereken, barış ve demokratik toplum projesinin ruhuna uygun bir sonucun ortaya çıkmasıdır.

Ne olup bittiğine dair kulislerde çeşitli bilgiler dolaşmaktadır. Ancak bunun yerine sorunun aksamasına yol açan temel noktaya bakmak daha uygun olacaktır. Sürecin aksamasının temel nedeni, demokratik olmayan bir perspektifle ve istismarcı bir yöntemle soruna yaklaşmaktan kaynaklanmaktadır.

Devleti yöneten güç odağı, sorun çözme sorumluluğuyla hareket etmek yerine, devletin gücünü kullanabilme imkanının verdiği refleksle soruna yaklaşmaktadır. Böyle olunca da doğru ve gerekli olanı yapmaktan kaçınarak kısa vadeli, dar yaklaşımlarla sorun ele alınmaktadır.

Devlet, bu yaklaşımıyla, Kürt hareketini ve Kürt halkını, güçsüz, zayıf ve iradesiz göstererek demokratik olmayan bir çözümü kabul etmeye zorlamak istemektedir.  Böylece süreç istediği gibi giderse, zafer elde etmiş gibi göstermek istemektedir. Kürtler bu dayatmaları kabul etmezlerse, o zamanda yaşanacak olumsuzluklardan Kürtleri sorumlu ilan ederek, Kürtlere saldırmanın olanaklarını elinin altında tutmak istemektedir.

Öte yanda süreci sabote etmek isteyen devlet içindeki güçlerin, bu yaklaşıma uygun olarak........

© Yeni Yaşam