menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Suriye herkes için ve ancak herkesle birlikte… Fırat’ın doğusunda SDG sosyolojiye aykırı

43 0
yesterday

SDG’nin Halep’te oluşturmaya çalıştığı kurtarılmış bölge imtiyazları son derece ilkel ve dünyanın hiçbir yerinde geçerliliği olmayan iktidar alanları. Bunu Kürtlerin bir hakkı olarak görüyor olması aslında her şeyden önce Kürtlere hakaret. Bunun Kürtlere sağlayacağı hiçbir avantaj olmayacağı gibi Kürtleri bir şehir içinde iki mahalleye hapsederek bütün şehrin nimetlerinden faydalanmaktan da menetmiş oluyordu. Burada kazanan sadece bu hapishanenin, bu kurtarılmış bölgenin gardiyanları, SDG militanları oluyordu. Bu tarz bir yapılanmanın ne kadar faşizan bir baskı kurabileceğinin tarihte sayısız örnekleri vardır. Halep şehri içinde merkezi devletten bağımsız bir silahlı örgütün keyfi varlığının tanınmasını talep ediyordu SDG.

Oldu olacak, Halep’teki Türkmen bölgeler de, Hıristiyan bölgeler de her biri etkili oldukları yerde kendi özerkliklerini ilan etsin böylece bırakın ülkeyi her şehir kendi içinde on parçaya bölünsün, bir mahalleden başka bir mahalleye geçiş bile vizeyle olsun. SDG’nin Halep’in iki mahallesinde iddia ettiği haklar her şeyden önce Kürt halkını kapatmaya ve onların üzerinde bir mikro faşizan egemenlik kurmaya yarıyordu. Merkezi hükümete meydan okuma cüretkarlığını hangi güçle alıyorduysa, bütün hikâye iki günde bitmiş oldu. İki günde burada tesis ettikleri örümcek iktidarı dağıldı gitti.


BURADA SDG’DEN KURTARILAN HALEP OLMADI SADECE KÜRTLER OLDU.

Ama gelin de başında ulusalcılık yelleri esen bizimkilere anlatın. Halep’te Suriye hükümetinin tanıdığı sürenin dolmasıyla birlikte başlattığı operasyona veryansın eden bilhassa DEM’liler ve maalesef bazı muhafazakâr Kürtler ne dediklerinin, ne istediklerinin farkındalar mı gerçekten? Kürt meselesinde hiçbir zaman resmi politikaları onaylamamış ve onlara karşı her türlü eleştiriyi ve muhalefeti etmiş biri olarak ben bunda Kürtlere ait en ufak bir çıkar, bir yarar göremiyorum. Onlar ne görüyorlar, gerçekten merak ediyorum.

Türkiye eski Türkiye değil. Kürt sorununu doğuran ne şartlar ne anlayış var. AK Parti’nin Erdoğan’ın ve İslami inanç ve ilkelerinden gelen bir anlayışla konuya yaklaşımı sayesinde bugün Türkiye’de Kürt sorununu doğuran şartlardan ve baskılardan, inkardan eser yok. Kürtler eskiden de eşit vatandaşlardı ama şimdi kimlikleriyle, dilleriyle tanınan ve itibar gören eşit vatandaşlardır. Suriye’de de Kürtler yüzyıl boyunca bizdekinden çok daha kötü bir ayırımcılığa tabi tutuldular. Kürtlerin biraz itibar gördükleri tek dönem Türkiye’ye karşı önceleri Esed’in kullanışlı aparatı olarak görüldükleri son dönem. O dönemde kendilerine tanınan ve ABD’nin de desteklediği misyonun bugün hiçbir zemini kalmamış durumda. Esed ve ABD’nin Kürtler için düşündüğü şey zaten Suriye’nin sosyolojisine son derece aykırı bir konumdu.


FIRAT’IN DOĞUSUNDA SDG YAPILANMASI SOSYOLOJİYE AYKIRI

Halep’te silahlı bir örgüte kurtarılmış bölgeler tahsis etmek ne kadar sosyolojiye ve şehir gerçeklerine aykırı........

© Yeni Şafak