menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Savaşı bitiren zayiat raporu ve İran’ın muhasebesi

122 0
20.04.2026

ABD-İsrail’in İran’a karşı başlattıkları saldırılarla başlayan savaşta ateşkes kendine özgü şartlarda devam ediyor. Ateşkesin ilan edildiği andan itibaren İsrail’in Lübnan’a karşı başlattığı benzersiz saldırılar bu ateşkesin de bir geçerliliğinin olmayacağını gösteriyordu. İşin doğrusu İsrail bu ateşkesi, Gazze’de olduğu gibi saldırgan tahakkümü için bir fırsata dönüştürüyordu. Ateşkesten hedeflenen karşı tarafın ateşi kesmesi idi, uluslararası toplumun da yardımı ve tavassutuyla bu sağlandıktan sonra İsrail daha rahat saldırıyor. İran’ın buna karşı Hürmüz kozunu çok başarılı biçimde kullanması büyük zarara uğrayan ABD’nin de İsrail’e baskı uygulamasını ve dolayısıyla Lübnan üzerindeki saldırılarını durdurmasını sağladı. Böylece ateşkes şartları bir anlaşmayla değil bir mecburiyetle sağlanmış oldu.

Hürmüz’ün kapatılmış olmasının ABD’ye doğrudan zarar vermediğini söyleyen Trump tabii ki bu noktada doğru söylemiyor.

Gerçekten belki doğrudan zarar vermiyordur ama Hürmüz’ün kapalı olmasının ABD’nin müttefikleri üzerindeki olumsuz etkisi ABD’nin liderliğinin ağır bir şekilde sorgulanmasına yol açıyor. Güvenliklerini sağlama bahanesiyle tonlarca paralarını aldığı Körfez ülkeleri de ABD’nin her şeye rağmen hâlâ resmi müttefiki olan Avrupa ülkeleri ve başka birçok ülkenin İsrail’in bu sorumsuz tutumu dolayısıyla maruz kaldıkları büyük zararların baskısı doğrudan ABD üzerine binmektedir.

İşin doğrusu bu baskılar savaşın bundan sonraki seyrini de belirleyecek durumda. Bu seyir savaşın giderek bitmesi noktasına doğrudur.

Bu savaştan ABD ve İsrail kesinlikle zararlı çıkmıştır. İran’da büyük tahribata yol açtılar ama savaştan umdukları hiçbir faydayı temin edemediler. Başlarda çökme noktasına gelmiş İran rejimine neredeyse tarihi bir fırsat sunarak daha da konsolide olmasına yol açtılar. Denedikleri onca silah teknolojisinin yapabileceğinin belki nükleere kadarki son sınırını gördüler.

Bundan sonraki tehditleriyle kurabilecekleri bir düzenin de hiçbir ciddiyeti ve yaptırıcı gücü kalmamış oldu.

Dahası İran lehine dünyada çok ciddi bir kamuoyunun oluşumuna yol açtıkları gibi........

© Yeni Şafak