Gazzelinin Nazi kamplarındaki Yahudi’den farkı veya Hitler ile Netanyahu’nun farksızlığı
Gazze’de ateşkesten sonra soykırımcı barbar İsrail saldırıları durmadı ama sanki Gazze’ye ilgi de yardımlar da büyük ölçüde durmuş vaziyette. Oysa Gazze’ye ilgi orada canlarını, mallarını ortaya koyan yiğit Gazze halkından ziyade ilgilenenleri ihya edecek bir ilgidir.
Bingöl’deki panelde özellikle Gazze’nin bir acizlik, bir zavallılık, bir dram hikayesi değil bir direniş, isyan ve bütün insanlığa yeni bir umut hikayesi olduğunu vurguladık. Bu laf olsun diye söylenmiş bir söz değil. Gazze halkı kimseden yardım umarak bu yola koyulmadı. Kendini kimseye ve kimse için değil sadece Allah’a ve Allah için adayan bir özgürlük yoluna girdi. Bu yola şehadet de, bugün çektikleri şeyler de dahildi ve çektiklerinden dolayı şimdiye kadar en ufak bir tereddüt, bir pişmanlık göstermedi veya geri adım atmadı.
Onlar açısından bu yola dünyanın da Müslümanların da acizlikleri veya ilgisizlikleri hatta ihanetleri de dahildi. Onların bu yolda ortaya koydukları fedakârlık bütün dünyaya hâkim olan eşkıya düzeninden mustarip olanlara bir umut ışığı yakıyor. İnsanın bu dünyada aşağılık mahluklara tanrı diyerek boyun eğmek zorunda olmadığını gösteriyor. Kula kulluğun insanların kanıksadıkları bir normal olduğu bir yerde başka bir ihtimali de gösteriyor.
Bugün Filistin halkına Nazi kamplarında babalarının-dedelerinin maruz kaldıklarının aynısını hatta beterini yaşatmaya çalışan İsrail kendi eski düşmanına yeterince benzedi. Ama bugün aynı zulmü çektirdiği Filistinlileri kendisine benzetemedi, benzetemiyor. Aralarındaki fark tam da Musa ile Firavun arasındaki fark kadar. İbrahim ile Nemrut arasındaki fark kadar. Yahudi anlatısındaki İshak ile Kur’an anlatımındaki İshak veya İsmail kadar.
Nazi kamplarında maruz kalınan Holokost’ta yüceltilen Yahudi mağdur bir zavallıdır, bir mazlum bir kurban, bir çıplak hayat bir homo........
