menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Şah-mat: Sıra Kandil’e geldi!

44 1
20.01.2026

Terör örgütü SDG kısa, çok kısa bir sürede çöktü. PR kampanyaları, SDG’nin sahip olduğu güçle ilgili abartılı resimler sahanın soğuk gerçekliğine çarparak dağıldı. Suriye’yi bölmeyi, Akdeniz’e uzanan terör devleti kurmayı, böylece İsrail’in güvenliğini sağlamayı hedefleyen emperyalist proje çöpe atıldı. Elbette bölge her zaman sürprizlere gebedir. Ancak şunun altını çizelim: Ankara’nın Şam’daki rejim değişikliğini desteklemesi ve bunu mümkün kılması bölgeyi karıştırmaya çalışan bölgesel/küresel aktörlere karşı şah-mat hamlesidir. Tarihin yönü Türkiye lehine değişmiştir (Bu, başka aktörlerin yönü tekrar değiştirme arayışında olmayacağı anlamına gelmez.)


ANKARA TÜM DETAYLARA VAKIF

Ankara Şam’la sıkı bir diyaloğa sahip. SDG’ye karşı yürütülen operasyon öncesi ve sırasında diyalog kesintisiz sürdü. Şara’yı güçlü bir şekilde destekleyen Türkiye planlamanın tüm ayrıntılarına vakıftı. Nereden mi biliyorum? SDG’nin 10 Mart mutabakatına uymaması halinde Şam yönetiminin ve Arap aşiretlerin harekete geçeceğini (Bakınız; İsrail’in elini gördük, 15 Ağustos 2025)… SDG/YPG’nin Haseke-Kamışlı arasında, 500 bin nüfuslu küçük bir alana sıkışacağını (Bakınız; SDG için sayılı günler başladı, 28 Kasım 2025)… İlk müdahaleye (Halep) rağmen mutabakata uyulmaması halinde topyekün müdahalenin gündeme geleceğini (Bakınız; Birinci aşama: SDG’ye askeri uyarı hazırlığı, 9 Aralık 2025) yazmıştık. Hiçbiri kehanet değildi. Hepsini Ankara’daki kaynaklarımdan duymuştum. Hepsi gerçekleşti. Sürecin başından sonuna Dışişleri ve Milli Savunma Bakanlıkları ile MİT üst düzey bir koordinasyonla hareket etti, Şam’a destek oldu (MİT, sivillerin -hatta çekilen PKK’lıların ailelerinin- zarar görmemesi........

© Yeni Şafak