menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hayırdır, siz?

137 17
14.01.2026

Ekim ayındaki Suriye ziyaretimiz sırasında, programımızda şehir merkezinden sonra Halep’in kuzeyine doğru geçmek de vardı. Ancak, kısa süre önce Eşrefiyye ve Şeyh Maksûd mahallelerinde çatışmalar çıktığı için, rotamızın güvenliğinden emin değildik. Nitekim Halepli dostlarımıza danıştığımızda, bölgeden uzak durmamızı istediler. Hatta havaalanı tarafında bir bulvar bile terör gruplarının kontrolündeydi. Böylece programımızı mecburen değiştirdik, kuzeye çıkmaktan vazgeçtik.

Bölgedeki manzara son derece netti:

Suriye’nin en büyük şehrinin iki mahallesi, Kürt nüfusun içine yuva yapmış Marksist-Leninist bir terör örgütünün işgali altındaydı. Elektrik ve su dağıtım şebekelerine de musallat olduklarından dolayı, Halep’te yaşayan sıradan halkın hayatını doğrudan etkileyen bir işgaldi bu üstelik. Merkezî yönetime başkaldırmaktan adam kaçırmaya, haraç toplamaktan kaçakçılığın her türlüsüne, Suriye’de kurulmaya çalışılan istikrarlı yeni dönemin önündeki en büyük engellerden biriydi söz konusu yapılanma.

Ahmed Şara yönetimi, uzun süre sabrettikten ve müzakereler yoluyla bir çözüm bulmaya çabaladıktan sonra, nihayet geçtiğimiz hafta Halep’te bir askerî operasyon düzenlemek durumunda kaldı. Dünyayla tamamen koordine halinde, Türkiye’nin yakın bilgisi dâhilinde ve asgarî insanî kayıpla gerçekleşen bir sürecin sonucunda, Halep teröristlerden temizlendi, devletin kontrolü sağlandı.

........

© Yeni Şafak