menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Trump, Netanyahu’ya niçin sövdü?

25 0
11.06.2026

İsrail birçok defa olduğu gibi Lübnan’da ateşkes anlaşmasını ihlal etti ve vahşice saldırdı. Büyük acılara sebep olan bu saldırılar karşısında geçmişle kıyas edilemeyecek düzeyde itiraz sesleri yükseldi. Birkaç Kuzey Avrupa devleti ve ABD dışında artık İsrail’i, destekleyen herhangi bir ülkenin varlığından söz edilemez. Hindistan ve Yunanistan gibi ayrıca değerlendirilmesi gereken ülkeler İsrail’i hâlâ destekliyor fakat dünya genelinde İsrail’e halkıyla birlikte gönülden sempati besleyen herhangi bir ülke kalmadı. Kuzey Avrupa devletlerinin İngiltere ve ABD ile birlikte İsrail’e desteğini ise geleneksel kalıpların dışında değerlendirmek gerekiyor. Birkaç defa ifade ettiğimiz gibi geçmişte Almanya, İngiltere, Fransa ve ABD’nin İsrail’le ilişkisi Yahudi gücü ve Holokost kavramları çerçevesinde değerlendirilirdi. Bugün artık Yahudi gücü ve Holokost kavramları açıklayıcı bir çerçeve sunmuyor. İsrail’i dokunulmaz kılan, inanılanın tam aksine, Anglosakson ve Protestan ülkelerin sınırsız desteği idi. Bu destek de kolonyalizm ve emperyalizm çerçevesinde izah edilebilir. Nitekim 7 Ekim’den sonra bu yeni çerçeve bizde de yaygınlık kazanmaya başladı.

Bir millî mücadele hareketi olarak HAMAS’ın İsrail’e teslim olmaması ve Filistin halkının bu mücadele içinde topyekûn varlık göstermesi tarihî bir sürecin birkaç noktadan kırılmasına yol açtı. İran’ın da HAMAS’ın İsrail karşısında diz çökmemesinden çok farklı düzeyde etkilendiğini söyleyebiliriz. İran HAMAS ilişkilerinde Filistinlileri edilgen bir........

© Yeni Şafak