Paramızı gerçekte kim basıyor?
Paramızı gerçekte kim basıyor?
Ekonomi tartışmalarında sık sık “piyasada çok para var”, “Merkez Bankası para bastı”, “para arzı arttığı için enflasyon yükseldi” gibi ifadeler kullanıyoruz. Bunların hepsi belirli ölçülerde anlamlı olsa da içinde bulunduğumuz ekonomide paranın nasıl oluştuğunu anlatmak için yeterli değil. Çünkü cebimizdeki banknotlardan farklı olarak ekonomide kullandığımız paranın büyük bölümü bankacılık sistemi içinde oluşuyor. Bugün ekonomilerde para büyük ölçüde kredi verildiği anda, yani onların tabiri ile yoktan var edilir, bir bakıma bankalar yasal illüzyonistler olarak gösterilir.
Bunu bir mobilya üreticisi üzerinden anlamaya çalışalım.
Mehmet'in küçük bir mobilya fabrikası olduğunu düşünelim. Kereste almak, çalışanlarının ücretlerini ödemek ve üretimini artırmak için bankadan 1 milyon TL işletme kredisi istiyor. Banka Mehmet’in gelirine, bilançosuna, teminatına, kravatının düzgünlüğüne ve krediyi geri ödeme kapasitesine bakıyor ve krediyi onaylıyor.
Halk arasındaki yaygın inanışa göre; bankanın bu parayı verebilmesi için önce Hasan Amca’nın emekli ikramiyesini, Ayşe Teyze’nin altın gününden kalan parasını bankaya yatırmış olması gerekiyor. Banka da bu paraları kasada üst üste koyup bizim mobilyacı Mehmet'e uzatıyor.
Spoiler vereyim, modern bankacılık böyle çalışmıyor. Tahmin edersiniz ki bankacılar Hasan Amca’nın parasını bekleyecek kadar sabırlı değil. Banka Mehmet’in kredisini........
