Merkez’in yolları taştan…
Para Politikası Kurulu bir kez daha toplanıyor. Ama bu kez yalnızca faiz oranlarını değil, aynı zamanda enflasyon anlatısının sınırlarını da test eden bir atmosferde toplanıyor. Malum son birkaç ayda enflasyonun gerekçeleri baş döndürücü bir şekilde sıralanıyor. Ocak ayında don, şubat ayında Ramazan, mart ayında savaş… Nisan için ise henüz resmi bir açıklama gelmedi ama Anadolu irfanının hazır bir açıklaması var; “Nasipten öte köy yok.”
Ekonomide yeni bir disiplin doğuyor gibi, takvim bazlı enflasyon teorisi. Ay değiştikçe gerekçe değişiyor. Ocakta meteoroloji, şubatta takvim, martta jeopolitik… Böyle giderse mayıs ayında astrolojiye, haziranda da burç yorumlarına geçilmesi kimseyi şaşırtmaz. Enflasyon yükseldikçe nedenleri de çeşitleniyor; ekonomi adeta gerekçe enflasyonu yaşıyor. Bu durum ister istemez şu soruyu akla getiriyor: Enflasyon gerçekten düşürülmeye mi çalışılıyor, yoksa açıklanmaya mı? Çünkü bazı ekonomilerde enflasyon bir sorunu temsil ederken, bazı ekonomilerde ise bir anlatıyı. Bizde ikincisi giderek daha güçlü bir drama dönüşüyor.
Böyle bakınca Para Politikası Kurulu’nun işi aslında oldukça zor: veri okumaktan çok gerekçe takvimi yönetmek zorunda kalıyor. Ayın başında hava durumuna bak, ortasında takvim etkisini hesapla, sonunda dünya haritasını kontrol et… Faiz kararından önce adeta küçük bir astroloji seansı gerekiyor. Kim bilir, belki de yakında enflasyon raporlarında yalnızca grafikler değil, “bu ay Merkür geriliyor” notu da yer alır bilinmez.
MERKEZ İÇİN BÜYÜK FIRSAT
Merkez Bankası Başkanı’nın jeopolitik belirsizliklerin azalmasıyla petrol fiyatlarının zayıf seyredeceği” yönündeki geçen ayki öngörüsü, bugünün dünyasında biraz fazla iyimser bir varsayıma dayandığını bir kez daha gösteriyor. Petrol piyasası da........
