Gelin olmuş gidiyorsun...
TÜİK’in yayımladığı
“Evlenme ve Boşanma İstatistikleri, 2024” raporuna
göre Türkiye’de evlenme ve boşanma oranlarında çeşitli değişimler yaşanıyor. Kimler evleniyor, kimler boşanıyor, neden ve nasıl? Gelin Türkiye’de aşk üçgeninde neler yaşanıyor birlikte bakalım.
2024 yılında bir önceki yıla artış gösteren evlilik sayısıyla birlikte evlilik yaşının da yükseldiği dikkat çekiyor. Erkekler için ortalama 28,3 kadınlar için 25,6 olan evlenme yaşı eski nesiller için “evde kaldı” tabirine ev sahipliği yapsa da yeni nesiller için toplumsal bir norm niteliği taşıyor. Geleneksel toplumlarda evlilik, yalnızca iki bireyin değil, iki ailenin birleşimi anlamına geliyor. Ancak
modernleşme ile bireylerin kendi hayatları ve seçimleri üzerindeki kontrolü arttıkça, evlilik bir “zorunluluk” olmaktan çıkıp bir “seçenek” haline geliyor. Eskiden evlenme kararı, “toplumun beklentisi” ile şekillenirken, bugün “kişisel tatmin” daha fazla ön plana çıkıyor.
Aşırı fiyat dalgalanmalarının yaşandığı aşk ikliminde ekonomik kaygılar ve bireysel kariyer hedefleri evlilik yaşının ötelenmesine yol açıyor.
Metropollerde kira fiyatları, düğün masrafları ve genel yaşam maliyetleri bir yuva kurmak yerine tek hanede yaşayan oranını artırmayı sürdürüyor. “Aşkımız her şeye yeter” diyenlere bankalar “O kadar da emin olmayın” diyor.
Elbette sadece ekonomik kaygılar değil aynı zamanda yaygın iletişim araçları ile aile müessesinin açık ve örtülü ürün yerleştirmeleri ile altının oyuluyor olması da aile kurma fikrine bakışı olumsuz etkiliyor. Ayrıca, cinsiyetler arası evlenme yaş farkının sabit kalıyor olması geleneksel normların da devam ettiğini gösteriyor.
Peki evlenme oranları hangi illerde yüksek? Kilis, binde 8,14’lük kaba evlenme hızıyla başı çekiyor. Sınır kentlerinde nüfus hareketliliği, özellikle Suriyeli göçmenlerin etkisi, bu rakamları yukarı çekiyor olabilir. Öte yandan Gümüşhane gibi şehirlerde genç nüfusun büyük şehirlerde iş bulmak için göç........
© Yeni Şafak
