menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

EKO-101

18 2
22.03.2025

Ekonomi, herkesin her şeyi bildiği, hiç kimsenin bir şey bilmediği ama nedense herkesin “Ben demiştim” dediği bir oyun alanı. İmamoğlu meselesiyle birlikte bu oyun alanı bir kez daha “Buradayım be, buradayım” diyor. Günlük yaşamda pazardaki teyzenin patlıcan fiyatını görünce yüzünde beliren ifade, küçük esnafın “Müşteri kalmadı be abi” serzenişi, gençlerin “Çalışıyoruz ama ev ya da araba alamıyoruz” diyerek dile getirdiği hayal kırıklığı; hepsi ekonominin toplum üzerindeki etkisinin farklı yansımaları. Bugün Türkiye ekonomisi, yüksek faiz, yüksek enflasyon, yüksek kur ve dalgalı borsa hareketleriyle şekillenen bir tabloyu yansıtıyor. Son yirmi iki ayda ortalama politika faizi B,5, ortalama dolar kuru (son hareketlilik hariç) 30,6 TL, tüketici kredi faizleri T,32, konut kredi faizleri 4 (krediyi alabilene ve ödeyebilene aşk olsun), ticari kredi faizleri @,2, mazot litre fiyatı ise 39,08 TL, enflasyon ise V,1 düzeyinde. İşte bu ortalama göstergeler, Financial Times’ın İmamoğlu üzerinden yaptığı yorumda yer alan “Şimşek’in ekonomik kazanımları tehdit altında” ifadesinin temelini oluşturuyor. Ancak bu göstergeler bir yandan da toplumun farklı kesimlerinde hissedilen ekonomik baskının somut yansımaları olarak karşımıza çıkıyor. Öte yandan diyelim ki Almanya’daki bir yatırımcı, %2 faizle borçlanarak Türkiye’ye geliyor, parasını E faizle değerlendiriyor. Ne üretim yapıyor, ne güneş altında çalışıyor, ne de reel bir risk alıyor. Bu tabloya kalkınmaya katkı mı denir, yoksa “carry trade dansı” mı?

Peki ya bu gül yüzlü yatırımcılar bir gün “artık gidiyoruz” derse? Geriye sadece Organize İşler filmindeki repliğin tınısı kalıyor: “Bir yıldız gibi kayar giderim hayatından, yapacağın tek şey dilek tutmak olur benim arkamdan.”

Bu noktada akıllara şu soru geliyor: Yabancı basında ve sosyal medyada oluşturulan söylemler, yapılan haberler ve yayılan bilgiler gerçekten Türkiye’nin kalkınmasına duyulan samimi bir ilginin........

© Yeni Şafak