menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Diken mi, gül mü? Küresel ticaretin kederi

12 1
12.03.2025

Küresel Politik Risk Raporu 2025, dünya ekonomisinin artık sadece arz ve talep dengesiyle değil, jeopolitik gerilimler, ticaret savaşları ve düzenleyici müdahalelerle şekillendiğini gözler önüne seriyor. Marsh McLennan tarafından hazırlanan raporda ticaret akışlarının yön değiştirdiği, devletlerin ekonomik silahları devreye soktuğu ve yeni ticaret normlarının oluştuğu bu dönemde, şirketler ve ülkeler için riskler kadar fırsatlar da büyük olduğuna vurgu yapılıyor. Kazanmak için esnek tedarik zincirleri mi, yoksa sert ticaret bariyerleri mi daha etkili olacak sorusunun yanıtı küresel ticaretin yeni satranç tahtasında yanıtını arıyor. Jeopolitik gerilimlerin ekonomik stratejilere etkisini, küresel ticaretin yeniden yapılanmasını ve enerji geçişinin politik risklerini detaylandıran rapor, belirsizliklerle dolu bir gelecekte risk yönetimi stratejilerinin nasıl şekillenmesi gerektiğine dair kritik ipuçları da sunuyor.

Dünya ekonomik korumacılığın, siyasi gerilimlerin ve eski nesil ticaret savaşlarının farklı bir boyut kazandığı dar koridora doğru yürüyor. Küresel ticareti sadece mal ve hizmet alışverişi tanımlamak sıradan kalıyor, soğuk savaş cephesinde stratejik hamlelerin bir parçası olan nitelendirmek popüler hale geliyor. Sadece ekonomik hesaplarla değil jeopolitik hesaplarla da şekillenen ticaret politikaları ağına takılacak küçük balıkları gözüne kestirmişe benziyor. ABD- Çin gerilimi ya da ticaret savaşı küresel ticaret tedarik zincirlerini her defasında alt üst etme potansiyelini taşıyor. Hal böyle olunca ticaret savaşlarından kaçınmak için bağlantılı ülke modeli giderek yaygınlaşıyor. Bugün BAE, Hindistan ya da Türkiye benzeri ülkeler üzerinden mal ve hizmet ticareti yapılsa da ABD ve AB zaman zaman bu bağlantılı ülkeleri hedefe koymaktan kaçınmıyor.

Ürün var mı?, talep var mı?, para var mı? soruları yerini ABD, o ürünü almanıza bozulur mu?, AB, yeşil ekonomi bahanesiyle kapıyı kapatır mı?, “Bağlantı ülkesi” kullanayım derken kendinizi ticari kara listeye aldırır mısınız? sorularına bırakmış durumda.........

© Yeni Şafak