Bu pazar seçim olsa ne olur, olmasa ne olur...
Türkiye’nin mevcut sosyo-politik atmosferi her zamanki karmaşıklığı ile göz dolduruyor. Toplumsal güven eksikliği, siyasi temsil sorunları, algıda belediyecilik, yolsuzluk, yangınlar, ulusal güvenlik, siyasal iç çekişmeler o kadar göz yaşartıcı bir gündem oluşturuyor ki kimin nabzını tutacağını şaşırıyor insan. Areda Survey’in Ocak 2025’te gerçekleştirdiği araştırma serisi toplumda oluşan arayışa, endişeye, sorgulamaya, memnuniyetsizliğe, kayıtsızlığa ve belirsizliğe dair bir takım sonuçları görmemize yardımcı oluyor. Araştırma sonuçları toplumsal algının haritalandırılmasına çok boyutlu eleştirel perspektifle katkı sunuyor.
CHP’NİN ADAY BELİRSİZLİĞİ VE LİDERLİK SORUNU
Toplumsal sorunlara ve parti içi çekişmelere çare bulamayan ana muhalefetin son günlerde tıpkı altılı masallarda olduğu gibi Cumhurbaşkanı adayını açıklama telaşına girerek gündem değiştirdiğine hep birlikte şahitlik ediyoruz. 2028 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde “
CHP’nin adayı ile ilgilenmiyorum” diyenlerin oranı G,2 gibi çarpıcı bir seviyede kendisine yer buluyor. Bu oran, yalnızca partinin aday belirleme sürecindeki başarısızlığını değil, aynı zamanda seçmenin CHP’nin aday profiline dair umut taşımadığını gösteriyor.
Özellikle Mansur Yavaş’ın ",3, Ekrem İmamoğlu’nun ise !,4 oranında destek görmesi, CHP’nin toplum nezdinde net bir aday profili çizemediğini ortaya koyuyor. Daha çarpıcı olan ise Özel’in %7,9 gibi düşük bir destek alması, yeni genel başkanlık sürecinde halk nezdinde yeterince güçlü bir liderlik figürü kimliklendiremediğini gösteriyor. Mansur Yavaş’ın daha milliyetçi bir tabanda karşılık bulduğu, Ekrem İmamoğlu’nun ise daha şehirli ve merkez sol seçmende güçlü olduğu öne çıkıyor.
Türkiye’nin kaderindeki muhalefet safında beliren birleşik liderlik ve vizyon eksikliği teravih namazında iftarda sarımsak yemiş cemaat ile yan yana denk gelme şansızlığından başkası ile eşdeğer durmuyor.
İBB’NİN PERFORMANSINDA SULAR........
© Yeni Şafak
