Bir istihdam masalı
Dijitalleşme ve otomasyon yatırımlarının hız kazanmasıyla birlikte geleneksel işe alım süreçleri tarihin tozlu sayfalarındaki yerini alıyor. Saatlerce süren özgeçmiş taramaları, aday havuzunda boğulma tehlikesi geçiren insan kaynakları uzmanları, uzun ve absürt mülakat süreçleri… Tüm bunlar yapay zekanın devreye girmesiyle büyük bir dönüşüme uğruyor. İşe alım süreçleri hızlanıyor, doğru pozisyon ile doğru aday eşleşmesi modu aktif oluyor, işverenler için zaman kayıpları minimize ediliyor. Bu hızlı dönüşümün iş gücü piyasasını nasıl etkileyeceği, iş dünyasında değişen dinamiklerin stratejik rapor cenneti olan ülkemizdeki istihdam stratejilerinde ne kadar karşılık bulduğu soruları yüksek sesle sorulur hale geliyor.
Bir yanda teknolojinin getirdiği hız ve verimlilik, diğer yanda ücret artışları, yan haklar, çalışma koşulları ve hayat pahalılığı gölgesinde yaşanan gerçeklikler… Bu iki dinamiğin istihdamın geleceğini nasıl bir dengeye getireceği merak uyandırıyor.
YAPAY ZEKA DESTEKLİ İŞE ALIM: DEVRİM Mİ, İLLÜZYON MU?
ONO yapay zeka tabanlı işe alım platformunun işe alım trendleri raporu 2024 yılında
yapay zeka destekli işe alım süreçleri
nin artık standart hale gelmiş durumda olduğunu gösteriyor. İşverenler için
23 saat süren aday tarama süreci 1 saniyeye düşerken
, işe alım süreleri de
42 günden 12 güne inmiş
durumda.
65.000 akıllı mülakatın
gerçekleştirilmesi ve adayların
oranında
doğru eşleşmesi, teknolojinin insan kaynakları yönetiminde ne kadar etkili olduğunu gösteriyor. Ancak teknoloji, işe alım sürecini hızlandırırken insan faktörünü ne kadar devre dışı bırakıyor? sorusu önemini halen koruyor. Elbette dijitalleşme arttıkça i
şe alım süreçlerinde “insan” faktörü azalıyor. İnsan dokunuşu belki kaybolma riski ile de karşı karşıya ancak çalışanların iş yerine bağlılığı ve şirket kültürüne uyum meselesi sürecin bir paradoksu da beraberinde getirmesine neden oluyor.
Her ne kadar yapay zeka işe alım süreçlerini iyileştiriyor gibi görünse de, insan kaynaklarının........
© Yeni Şafak
