menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Andan mahrum olma tedirginliği

23 0
27.07.2026

Andan mahrum olma tedirginliği

“Hep tarihten bahsediyorsunuz, günümüze gelin artık!” cümlesinde özetlenen eleştirinin dördüncü sebebi, “gelenek” kelimesinin ihtiva ettiği muhafazakarlığın tuhaf bir şekilde yanlış anlaşılması. Türkiye’de geleneğe atıfta bulunmak ile muhafazakarlık arasında özdeşlik kurma eğilimi var. Bu eğilimin bir dereceye kadar haklılığından bahsedilebilir. Fakat bu eğilim içinde olan kişilerin gerek geleneğin gerekse muhafazakarlığın kapsamı hakkında açık seçik bir kanaati yok. Gelenek ve muhafazakarlığın ne anlama geldiği hakkında kanaatleri yok demiyorum. Bu kavramların neleri kapsadığı ve neleri dışarıda bıraktığına dair zihinlerinde neredeyse hiçbir belirginlik bulunmuyor. Bu nedenle de gönüllerinde ve zihinlerinde İslam mirasına oldukça dar bir yer vermişler. İslam düşüncesi hakkındaki konuşmalar, gönüllerindeki dar yeri biraz aşsın endişe ve tehevvüre kapılıyor ve günümüzde olmanın zorunluluğundan dem vurmaya başlıyorlar.

Öncelikle şunu ifade edeyim: Dünyanın geri kalanında olduğu gibi İslam dünyasında da modernleşme devlet aklının verdiği bir karardır. Bırakın binlerce yıldır kıtalararası devlet kurup yönetmiş ve İslam döneminin bin yılına damgasını vurmuş bir milleti, kıyıda köşede küçük bir topluluk halinde kendi haline yaşamaya çalışan bir millet dahi bir siyasi ve içtimai düzenin varlığını idame ettirebilmesi zorunlu olan bilgiler bütününe bigane kalamaz. Yine bırakın İslam gibi insanlık tarihini değiştiren ve bin küsur yılını belirleyen büyük bir medeniyeti, herhangi bir medeniyet içinde kendi varlığını muhafaza etmeye çalışan bir medenî topluluk dahi sözü edilen bilgiye kayıtsız kalamaz. Dolayısıyla bir........

© Yeni Şafak