menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kandinsky’de soyutlama ruhsal arınma değildir

24 0
thursday

Kandinsky’de soyutlama ruhsal arınma değildir

Kandinsky için yalnız renk değil, biçim de ruhsal bir tesire sahiptir. Yani üçgen, daire, kare ve diğer geometrik biçimler yalnız sınırları çizilmiş yüzeyler değildir. Bunların farklı hareketleri ve farklı ruhsal etkileri vardır.

Üstelik renk ile biçim birbirini de değiştirir. Sarı bir üçgenle mavi bir daire aynı tesiri meydana getirmez ve böylece sanat eseri, renklerin ve biçimlerin kendi aralarındaki ilişkilerden oluşan bir bütün olarak düşünülür.

Yine de bu konuda Kandinsky’nin ile ortaklaşabiliriz. Zira hat, tezyinat ve mimaride de biçim yalnız dış görünüş değildir. Bir harfin kavsi, bir istifin yoğunluğu, bir geometrik kuruluşun tekrarı, bir kubbenin mekânla ilişkisi yalnız fiziksel şekiller olarak açıklanamaz.

Ne var ki, Kandinsky’nin geometrik biçimlere yüklediği ruhsal tesirleri İslâm sanatındaki geometrik kuruluşun anlamıyla da özdeşleştiremeyiz. Zira İslâm tezyinatında geometrik düzenin anlamı yalnız tek tek biçimlerin ruhsal etkisinden doğmaz. Nispet, süreklilik, bütünlük, malzeme ve mekân da bu kuruluşun içindedir. Yani bir dairenin Kandinsky’deki ruhsal tesiri ile bir cami tezyinatındaki dairenin yeri aynı değildir. Çünkü birincisi resimsel kompozisyonun içinde değerlendirilir. İkincisi ise mimari, işlev ve ibadet bağlamlarıyla birlikte düşünülmek durumundadır. Bu nedenle Kandinsky bize biçimin ruhsal tesirini hatırlatırken, biz biçimin nispet içindeki mevcudiyetini de araştırırız.

Belki burada Kandinsky’nin sorabileceği “Biçim ruhu nasıl etkiler?” sorusu ile bizim sorabileceğimiz “Biçim hangi nispet........

© Yeni Şafak