Emperyalistlerin çözemediği soru
Nasıl olur da bizim karıştırdığımız, kaos çıkardığımız, tozu dumana kattığımız, altını üstüne getirdiğimiz bir ülke parçalanmaz?
Nasıl olur da bize direnir, inatla bütünlüğünü korumayı hedefler?
Akla, mantığa aykırı.
Bizim yaptığımız matematiğe, çizdiğimiz planlara aykırı.
Yaptığımız onca masrafı nasıl göz ardı edelim, harcadığımız emekleri nasıl yok sayalım?
Vazgeçip üstüne bir bardak soğuk su mu içeceğiz?
İmkânsız, geri dönemeyiz, taviz veremeyiz, vazgeçemeyiz.
Tez vakitte parçalanmak zorunda. En az üç, mümkün değilse iki parça olmalı.
Her yeri tanzim ettiğimiz gibi orayı da kafamıza göre şekillendirmek zorundayız.
İstikrar diye ayak diremeleri, toprak bütünlüğü diye tutturmaları anlaşılır gibi değil.
Kime güveniyor bunlar?
Aslında biliyorlar kime güvendiklerini.
Hiç tereddütsüz çok iyi biliyorlar.
Ama emperyalist kafası işte… Sormadan edemiyor.
Anlayamadıkları, kabul etmekte zorlandıkları, “güven duyulan”ın günden güne güçlenmesi, kararlı tavrı.
Ve günler, birbiri ardına gelip geçmekte.........
© Yeni Şafak
