menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Altın, otomobil, konut: Petrol krizinde fırsat nerede?

20 0
03.04.2026

Küresel ölçekte yaşanabilecek bir petrol şoku, yalnızca enerji fiyatlarını değil, üretimden tüketime kadar tüm ekonomik dengeleri yeniden şekillendirir. Türkiye gibi enerji ithalatına bağımlı ekonomilerde bu tür şokların etkisi çok daha hızlı ve sert hissedilir. Bu nedenle petrol krizlerini doğru analiz edebilmek için ilk olarak enerji tüketiminin sektörel dağılımını anlamak gerekir.


ENERJİ TÜKETİMİNİN DAĞILIMI: KIRILGAN ALANLAR

Türkiye’de nihai enerji tüketimi kabaca şu şekilde dağılmaktadır: sanayi 0–35, ulaştırma –25, hane halkı –25, hizmetler –15 ve tarım %5 civarındadır. Bu tablo üç kritik kırılgan alanı ortaya koyar: sanayi üretimi, lojistik maliyetleri ve hane halkı tüketimi. Petrol fiyatlarındaki artış, bu üç kanal üzerinden ekonomiye yayılır ve zincirleme bir maliyet baskısı oluşturur.


BİRİNCİ ETKİ: ULAŞTIRMA VE LOJİSTİK ŞOKU

Petrol fiyatlarının yükselmesiyle birlikte ilk etki ulaştırma sektöründe görülür. Dizel ve benzin maliyetlerindeki artış, taşımacılığı pahalı hale getirir. Bu durum sadece akaryakıt fiyatlarıyla sınırlı kalmaz; lojistik maliyetler aracılığıyla gıda, perakende ve e-ticaret dahil olmak üzere tüm ürün fiyatlarına yansır.

Bu........

© Yeni Şafak