Kur'an Günlüğü -22. Cüz- “Kabirdekilere işittiremezsin”
Fâtır Suresinin 22. âyetinde meâlen şöyle buyurulur: “Dirilerle ölüler de bir olmaz. Allah, (hakikati) dilediğine işittirir. Sen, kabirdekilere işittiremezsin.” Modern dönemde bazı kimseler “Sen, kabirdekilere işittiremezsin.” ifadesini, kabir/berzah hayatı diye bir şeyin olmadığına ve ölüler için okunan Kur’an ve duaların onlara ulaşmadığına delil gösterir. Âyetin literal ve yalın anlamından, kabirdekilerin hiçbir şeyi işitmedikleri anlaşılıyor. Ancak “Bu âyeti literal/lafzî manasıyla anlamak ne kadar doğrudur?” sorusunun cevabını birlikte arayalım.
Öncelikle şunu hatırlayalım: Kur’ân-ı Hakîm’de pek çok yerde mecaz kullanılmıştır. Dolayısıyla her âyeti, literal/lafzî ve hakikat manasıyla anlamak doğru değildir. Bu bilgiyi zihnimizde tutarak mezkûr âyetin metinsel bağlamına yani öncesinde ve sonrasındaki âyetlere bakalım. Metinsel bağlam, âyetin odaklandığı ana konunun ne olduğuna ışık tutar. Ana konuyu öğrenmek de âyette mecazî veya temsilî bir anlatımın olup olmadığını anlamamıza yardımcı olur.
Bu âyetin biraz öncesindeki 18. âyette şöyle buyurulur: “Sen ancak görmedikleri hâlde Rablerine derin bir saygı ile bağlı olanları ve namaz kılanları uyarabilirsin.” Görüldüğü üzere bu âyetin ana konusu, Resûl-i Ekrem’e (sav) gelen vahiyden, onun öğüt ve uyarılarından kimlerin yararlanabileceğidir. Âyete göre, onun öğüt ve uyarılarından nasiplenmek için iman etmek ve namaz kılmak gerekir. İmansız bir kimseye onun uyarıları fayda etmez.........
