menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Savaş ve diplomasi arasında İran açmazı

27 0
12.06.2026

Ortadoğu savaş ile müzakere arasında sıkışmaya devam ediyor. İsrail’in Lübnan’a saldırılarını sonlandırmaması İran’ın masadan kalkmaya hazır olduğunu gösterme ihtiyacını doğurmuş göründü. Trump yönetimi İran’ı masada tutmakta zorlanırken karşılıklı saldırıların tırmanması, Washington’ın stratejisinin temel çelişkilerini bir kez daha öne çıkardı. Askeri baskıyı artırmakla İran’ı dize getiremeyen Trump yönetimi, müzakereler sıkıştıkça bu yönteme geri dönmeye çalışıyor ancak İran’ın savaşa devam edebileceğini göstermesi Amerika’nın da elini bağlıyor. Bir yandan içerde İsrail yanlısı grupların da baskısıyla İran’a taviz veren başkan olmak istemeyen Trump, bir yandan da diplomatik sürecin bir yere gitmediğinin farkında. Şimdiye kadar nihai bir çözüm üretemeyen savaş ve diplomasi döngüsünün kırılmasının mümkün olup olmayacağı da belirsizliğini koruyor.


İRAN’IN MÜZAKERELERDE LÜBNAN STRATEJİSİ

İran’la İsrail arasında artık vekiller üzerinden savaş yerine balistik füzelerle doğrudan çatışma normalleşti. Uzun yıllar vekalet savaşları olarak tanımladığımız Lübnan’daki Hizbullah’ın, Yemen’deki Husilerin, Suriye ve Irak’taki Şii milislerin İsrail ve Amerikan güçlerine karşı caydırıcı güç olarak fonksiyon görmesi artık geçerli değil. İsrail bölgede istediği hedefi istediği zaman vurmakla kalmıyor, Lübnan’ın güneyinde tampon bölge yaratmak bahanesiyle fiili toprak genişletme hedefine doğru ilerlemeye çalışıyor. İran eski vekil gücüne sahip olmasa da Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü ve Amerika’nın müzakere sürecindeki açmazını kullanarak........

© Yeni Şafak