menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Medreseler ufkunu ararken

275 0
saturday

Medreseler ufkunu ararken

Kökünü ister Medine’de Kur’an öğretilen “dârülkurrâ”dan isterse ashabın ilim öğrendiği “suffe”den alıyor olduğunu kabul edelim sonuç değişmez. Medreseler, Resul (s.a.v.)’un kurduğu, çiçeklendirdiği ve temelinde din eğitiminin olduğu gelenekli mekanların adıdır ve 1.450 yıllık bir zincire sahiptirler.

Son zamanlarda sosyal medyada gördüğümüz ve gördükçe üzüldüğümüz medrese tartışmaları bu gelenekli zincirin yeniden konuşulması için bir fırsattır.

Önce “niçin üzülüyoruz?” sorusuna cevap vereyim. Birincisi, Müslümanların sosyal medyada birbirlerini üzmek, birbirlerine zarar vermek için itişip kakışmaları doğru değil. İkincisi de medrese tartışmaları ya medreseyi bütünüyle savunanlar ya da medreseye bütünüyle saldıranlar yüzünden son derece bereketsiz, verimsiz bir tartışmaya dönüştü.

Kökünü Medine’de bulan, Abbasi döneminde ilk denemeleri yapılmış, Türkistan coğrafyasında, Belh’de, Buhara’da, Semerkand’da “erken altın çağı”nı yaşamış, büyük adamımız Nizamülmülk’ün tecdidi ile zirveye çıkmış, Osmanlı müdahalesi ile de arşa tırmanmış bir kavramdır medrese. Meraklısı, Orhan Gazi’nin yine bir başka büyük adamımız Davud-u Kayseri’ye 1330’lu yılların hemen başında, Osmanlı toprakları iki evlekken medreseleri kurması ve geliştirmesi için hangi imkanları temin ettiğini araştırabilir. Olağanüstü bir ufuktur Orhan Gazi’nin ufku.

Osmanlı’nın son........

© Yeni Şafak