menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye-Mısır-Suudi Arabistan ekseninde yeni bölgesel jeopolitik müttefiklik ve kurumsal devlet dayanışması

37 1
06.01.2026

Uluslararası sistem, Soğuk Savaş sonrası dönemde inşa edilmeye çalışılan liberal düzenin çözülmesiyle birlikte, giderek daha belirsiz, daha güvensiz ve daha öngörülemez bir yapıya evrilmektedir. Bugün dünya siyaseti, ortak değerler ve kurallardan ziyade güç dengeleri, caydırıcılık ve zorlayıcı kapasite üzerinden şekillenmektedir. Bu tablo, düzen kurucu aktörlerin zayıfladığı; buna karşılık kriz üreten, hukuku askıya alan ve güç kullanımını meşrulaştıran aktörlerin öne çıktığı çok katmanlı bir küresel kriz ortamı üretmektedir. Mevcut durum, birçok yönüyle Birinci Dünya Savaşı öncesi dönemin kırılgan jeopolitiğini hatırlatmaktadır.

Yaklaşık beş yıl önce bir Fransız siyasetçiyle bu konuyu konuşmuştum bugünkü durumu anlamak açısından dikkat çekiciydi. Kendisine, dünyanın Birinci Dünya Savaşı öncesi şartlara geri döndüğü ve devletlerin bu duruma nasıl refleks göstereceğini sordum. Kendisi şu değerlendirmeyi yapmıştır:

“Aslında bütün devletler, fellik fellik müttefiklik arayışı içerisindedir; herkes olası bir risk karşısında kendi müttefiklerini bulmaya çalışıyor. Ve bu konuda da en aciz durumda olan Avrupa Birliği devletleridir. Bir çocuğu denize atarsınız, yüzüp kendini kurtarmaya çalışır. Yirmi tanesini birbirine bağlayıp denize atarsanız her biri diğerini aşağı çeker ve birlikte boğulurlar. Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği’ni bu duruma düşürdü. Avrupa Birliği üye ülkelerden küçük devletlere atıf yaparak bu devletlerin tecrübesi, birikimi ne ola ki dünyanın en büyük topluluğunu yönetip buradan bir dış politika geliştirsin.”

Avrupa Birliği’nin stratejik özerklikten yoksun, parçalı ve kriz anlarında karar alma kapasitesi sınırlı yapısını çarpıcı bir metaforla ortaya koymaktadır. Bugün Avrupa Birliği, ortak bir tehdit algısı ve birleşik bir dış politika üretememekte; küçük ve........

© Yeni Şafak